Popüler BilimBiyolojiCanlılıkYaşam

Dünya Sağlık Örgütü’nden Bir Yeni İletiniz Var: Virüslere Karşı 10 Altın Kural

Kuş gribinden Korona virüs’e , MERS’ten Zika’ya, ciddi bir salgın tehdidi tüm dünyayı kasıp kavurabiliyor. Bu enfeksiyonlara karşı tedbirli olmak gerekiyor. Sonuçta, her bir salgın insan sağlığını ciddi şekilde etkileyebiliyor. Yine de paniğe kapılmaya gerek yok. Hijyenimize dikkat ederek kendimizi koruyabiliriz. Virüslerden korunmak için işte bu 10 altın kuralı hayatımıza sokmamız gerekiyor.

Panik yapmaya gerek yok! Bu önemli adımlar, gripten COVID-19’a kadar çoğu enfeksiyon riskini azaltıyor!          

İşte bulaşıcı hastalık uzmanları ve Dünya Sağlık Örgütü yetkililerinin önerileri:

1) Sık sık ellerinizi yıkayın.

Hapşırmaların veya mikroplu ellerin, kişisel olarak temizlemediğiniz veya temizlendiğini (özellikle dışarıda) görmediğiniz her yüzeyde bulaşıcı kalıntılar bıraktığını düşünün. Ellerinizi 20 saniye boyunca ılık suyla ve sabunla yıkayın. Parmaklarınızın arasını ve tırnaklarınızın içini yıkamayı unutmayın. Sabun ve su yoksa, ellerinizi alkol bazlı bir dezenfektan ile dezenfekte edebilirsiniz. Başka bir yöntem ise: Bir kapı düğmesini çevirmeniz gerekiyorsa, düğmeyi elinizde temiz bir kağıt mendil veya kağıt havlu tutarak çevirmektir.

2) Yüzeyleri dezenfekte edin.

Bilgisayarınızı, telefonunuzun ekranını, bilgisayar klavyelerini, kumandaları, kapı kollarını, mutfak tezgahlarını dezenfekte edin. Nemli bir bez veya kağıt havlu kullanarak, alkol bazlı bir dezenfektanla silin (elektronik cihazlarınızı ıslatmayın). Nemlendirilmiş bir bez yeterli olacaktır ve cihazlarınıza zarar vermez.

3) Soğuk algınlığı belirtileri gösteren bir aile üyesinin dokunduğu yiyecekleri yemeyin, tabak çanakları ya da mutfak eşyalarını kullanmayın.

Bir başkasının elinde olan (ancak ağzına değmemiş) bir kaşığa dokunmanız gerekiyorsa dokunabilirsiniz ancak sonra ellerini yıkamanız gerekiyor. Genel olarak hasta birinin yakın temasta olduğu eşyaları kontamine olarak düşünmenizde fayda var.

680 epidemictips
Virüslere karşı 10 altın kural

4) Soğuk algınlığı belirtileri gösteren bir kişiyle ortak havlu kullanmayın.

Kendi havlunuz olsun ve düzenli olarak sıcak su ve deterjan ile yıkayın. Havluları güneşte veya kurutucuda kurutun.

5) Tokalaşma, sarılma, öpüşme gibi yakın temaslardan kaçının.

Yumruk veya dirsek çarparak selamlaşma devri! İnsanlarla aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun. Her ne kadar sevgimizi sarılarak, öpüşerek göstersek de bu günlerde sevgimizi göstermek için, karşımızdakinin sağlığını düşündüğümüzü göstermemiz gerekiyor. Bu da ne yazık ki sarılma gibi eylemleri bir süreliğine ertelemekten geçiyor. Biliyoruz zor…

6) Yüzünüze dokunmayın.

Evet, dokunmamak oldukça zor. Çoğu insan, saatte birçok kez yüzüne dokunuyor hem de hiç farkına varmadan. Ancak kirli bir yüzeye dokunarak temas ettiğiniz mikroplar; gözlerimizin, burnumuzun ve ağzımızın nemli bölgelerine temas eder etmez üremeye başlayabiliyor. Bu nedenle elinizi yüzünüze mümkün mertebe götürmemek için kendinizi şartlandırmaya, dikkatli olmaya çalışın.

7) Kalabalık ortamlardan kaçının.

Kalabalık bir yere gitmeniz gerekiyorsa, insanlarla aranıza 3-4 adımlık bir mesafe koyun ve onlardan uzak durun. Yanınızdan geçen biri enfekte olabilir ve hiçbir belirti göstermeyebilir. Bunu da aklınızda bulundurun! Elbette bu süreçte maske gibi kişisel koruyucu ekipmanları da muhakkak kullanmalısınız. Yani mesafe var diye korunuyorum rahatlığına sakın kapılmayın! Virüsler havada da bir süre kalabilmektedir.

8) Dışarıya çıkarken eldiven takın.

Herhangi bir pamuklu, yün veya likralı eldiven işinize yarayacaktır. Eldivenleri çıkarırken dış yüzeylerine dokunmayın ve eve döndüğünüzde, eldivenleri sıcak suda ve sabunda yıkayın (ancak yünlüleri kurutucuda kurutmayın çünkü çekebilirler). Tek kullanımlık lateks veya diğer plastik eldivenlere, dışarıya çıkmadan hemen önce alkol bazlı bir dezenfektan sıkarsanız aynı eldivenleri birkaç kez daha kullanabilirsiniz.

Eldiven kullanımının sizi doğrudan korumayacağını aklınızda bulundurmakta yarar var. Bu virüs solunum yollarından size giriyor. Mesele daha ziyade, elinize öksürüp onunla markette bir şeylere dokunarak başkalarına bulaştırmamak. Fakat eldivene öksürürseniz durum pek değişmez. Eğer eldivenle dolaşırken dışarıda kontamine olmuş bir alana dokunup, tekrar gözünüze, ağzınıza veya burnunuza dokunursanız da eldiven bir fayda sağlamayacaktır.

Eldivenin amacının elinizi yıkayamadığınız anlarda bulaşıcılığı azaltma amacı taşıdığını unutmayın. Ne yazık ki virüs öncesi dahi birçok gıda işletmesi eldiven takıyordu. Fakat o eldivenle her yere dokunup, gıdaya dokunduktan sonra eldivenin bir faydası yoktur.

9) İşlemlerinizi internet üzerinden halledin.

Vakit, dijital belgeleri kullanma vakti. Öğretmenleriniz, makalenizi online ortamda yazmanızı istemiyorsa, tavsiyede bulunun. Ancak herkesin aynı yöntemi izleyeceğinden emin olun. Günlük posta söz konusu olduğunda ise zarfları ve ihtiyacınız olmayan kağıtları mümkün olan en kısa sürede atın ve ellerinizi yıkayın.

10) Hijyeni alışkanlık haline getirin.

Ellerinizi yıkayın. Dirseğinize öksürün veya hapşırın. Enfekte olabileceğinizi ve hiçbir belirti göstermeyeceğinizi aklınızda bulundurun. Bu, 65 yaşından büyük veya astımı olan bir sınıf arkadaşınız gibi kronik hastalığı olan risk grubundan birini enfekte edebileceğiniz anlamına geliyor.

Çeviri: Gamze Korkmaz

Referans:
1. ScienceNewsforStudents, “Top 10 tips to stay safe during an epidemic”
https://www.sciencenewsforstudents.org/article/top-10-tips-to-stay-safe-during-an-epidemic

Etiketler
Daha Fazla Göster

Gamze Korkmaz

Dokuz Eylül Üniversitesi Mütercim Tercümanlık öğrencisi. Sosyal hayatı ve çeviri yapmayı seviyor.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı