13 C
İstanbul
16 Aralık 2018
Amatör Astronomi Astronomi Evren Popüler Bilim

Gözlem Yapmak: Amatör Astronomiye Basit Bir Giriş

Işık kirliliğin olmadığı bir yerde, temiz bir gökyüzünün altında yıldızları izleyip de sonsuzluk hissine kapılmayanımız yoktur herhalde. Yıldızların titreşerek parladığı, Samanyolu’nun kemer gibi uzandığı bir manzaraya tanıklık etmiş pek çok kişi, tam da o an gökyüzü hakkında daha çok şey öğrenmek istediğini fark edecektir.

Çoğu kişi; yıldızları, gezegenleri, bulutsuları veya galaksileri daha iyi tanımak için mutlaka bir teleskoba sahip olmak gerektiğini düşünür. Ancak tam aksine, çıplak gözle gökyüzünde çok daha fazla nesneyi gözlemleyebilir, tanıyabilir ve gökyüzünü daha iyi öğrenebilirsiniz. Üstelik elinize bir dürbün veya teleskop aldığınızda ekipmanınızı verimli kullanabilmeniz için öncesinde mutlaka çıplak gözle gökyüzünü çok iyi tanımış olmanız gerekir. Çıplak gözle gökyüzünde en azından bir miktar gökcisminin, nerede olduğunu bilmeden, hemen ekipmanlarla gözleme girişiyorsanız, muhtemelen gökyüzünde dikkate değer pek bir şey göremezsiniz.

Çıplak Gözle Neleri Gözlemleyebilirim?

Gökyüzünde çıplak gözle takımyıldızlarını, gezegenlerin hareketlerini, Ay’ın evrelerini, yıldız kümelerini, ikili yıldızları, bazı bulutsuları, Samanyolu’nun bulutsu yapısını ve hatta Andromeda galaksisini bile gözleyebilirsiniz. Fakat bunların bir kısmı için, şehirden uzak (ışık kirliliği sebebiyle) bir yerlere gitmeniz gerekebilir.

Eğer işe takımyıldızların konumlarını öğrenerek başlarsanız; bu sizin bulutsuların, galaksilerin veya diğer pek çok gökcisminin konumunu kolayca bulmanızı sağlayacaktır. Ne kadar da mühim bir şey deyip geçmeyin, gökyüzü devasa bir alandır ve özellikle büyük yakınlaştırmalar yapıyorsanız, hedefe nişan almak gerçek bir problem haline dönüşebilir.

Takımyıldızlar sayesinde gökyüzü oldukça basit ve gözlemler için de kullanışlı bir şekilde haritalandırılmış haldedir. Takımyıldızlarının konumlarını, hayali sınırları içerisinde neler barındıklarını öğrenmek için gök atlasları veya dijital ortamda ücretsiz bir şekilde kullanabileceğimiz gökyüzü görüntüleme uygulamalarını kullanabiliriz. Örneğin masaüstü bilgisayarlarda ücretsiz olarak erişebileceğiniz Stellarium programı, bu iş için kuşkusuz en iyi çözümlerden biridir.

Gökcisimlerinin konumlarını bilmeyen pek çok kişi, Andromeda galaksisinin gerçekten de çıplak gözle gözlenebileceğinin farkında değildir. Çünkü bu galaksi, bakılması gerekilen noktaya odaklanılmadığı sürece gökyüzünde çok da belirgin değildir. Ancak gökyüzünde büyük bir alan kaplayan Andromeda takımyıldızındaki yıldızların konumlarını bildikten sonra bu galaksiyi bulmak ve gözlemek çok kolaydır.

Andromeda galaksisini çıplak gözle gözlemek, özellikle onu ilk defa fark eden bir gözlemci için son derece etkileyici ve muhteşem bir deneyimdir.  Elbette Andromeda galaksisini görebilmemiz için, (ne yazık ki) ışık kirliliğin çok düşük olduğu bir yerde gözlem yapıyor olmamız gerekir.

Ben Daha da İlerletmek İstiyorum Derseniz

Gökyüzünü iyice tanıdıktan sonra, dilerseniz bu aşamada bir dürbün satın alıp yavaş yavaş ekipman kullanımına alışmaya başlayabilirsiniz. Dürbün de neyin nesi deyip geçmeyin. Gerek amatör, gerek profesyonel; astronomiye ilgi duyan herkesin olmazsa olmazıdır. En büyük avantajı geniş bir açıyla, pratik bir şekilde size ortamı görme imkanı sağlamasıdır. Böylelikle hedefinizi daha kolay bulabilirsiniz.

Bir dürbün sayesinde çıplak gözle gördüğünüz nesneleri daha detaylı görebilirsiniz. Dürbün sayesinde görünmeyen yıldızlar görünür hale gelir. Çıplak gözle orada varlığını hiç hissetmediğiniz bulutsuların bir anda görüntüde belirdiğini fark edersiniz. Tek yıldız gibi görünen yıldızların aslında çift yıldız olduğunu hatta birer küresel yıldız kümesi olup yüzlerce yıldızın o noktada olduğunu görerek büyülenebilirsiniz.

Takımyıldızlarda çıplak gözle fark edemediğiniz yıldızları öğrenebilir, Ay’ın kraterleriyle Ay yüzeyini çok daha detaylı inceleme şansı bulabilirsiniz. Ancak unutmayın, elinizdeki bir dürbün de olsa büyütme oranı ne kadar fazla olursa görüntü o kadar fazla titreyecek ve bu da gözleminizi olumsuz etkileyecektir. Yüksek büyütme oranına sahip bir dürbünle (örn. 20×50) sağlıklı gözlem yapabilmeniz için bir de tripod almanız gerekecektir. Üstelik yüksek büyütme oranına sahip dürbünler daha pahalıdır. Hem bu tür gereksiz masraflardan kaçınmak, hem de gökyüzünde daha geniş bir alanı gözleyebilmek için 8×40, 10×50, 7×50 gibi dürbünleri tercih edebilirsiniz.

Astronomi eşit değildir, yakınlaştırma. Tüm mesele açıklıktadır.

Üstüne üstlük yeni başlayanların en sık yaptığı hata yakınlaştırmaya önem vermektedir. Eğer derin uzayla ilgileniyorsanız, yakınlaşmayı aklınızdan atmalısınız. Öyle ki çoğu kişi, daha az yakınlaştırma yapabilmek için ekipmanlarını buna göre seçer. Çünkü yakınlaştırma yaptıkça, ışığı kaybedersiniz. Yani görünen cisim sayısı azalır. Bütün mesele açıklıktadır (dürbünün veya teleskobun mercek çapındadır).

Bunu yağmurda bir bardak suya veya bir bardak kovaya su doldurmak olarak düşünebilirsiniz. Kovanın ağzı daha büyük olduğu için daha fazla su toplayacaktır. Yani daha büyük açıklık, daha fazla ışık, daha fazla gökcismi demektir.

Dürbünle Neleri Görebilirim?

Örneğin, 8×40 gibi mütevazı bir büyütme oranına sahip dürbünle neleri gözleyebileceğimizden biraz bahsedelim. Gerçekten sabırlı ve istekli bir gözlemciyseniz 8×40 dürbün ile Galileo uyduları olarak da bilinen Jüpiter’in dört büyük uydusunun (Io, Europa, Ganymede, Callisto) Jüpiter etrafındaki hareketlerine tanıklık edebilirsiniz. Evet, bu dört uydunun hareketi gece boyunca fark edilebilirdir! Her baktığınızda yerleri değişebilir. Hatta bunları not ederek hangisinin gezegene daha yakın olduğunu bulabilirsiniz.

Avcı takımyıldızındaki Orion bulutsusunu, Andromeda takımyıldızındaki Andromeda galaksisini gözleyebilir, Ay yüzeyinde çıplak gözle görülmesi son derece zor olan bazı büyük kraterlerin yerlerini ve Ay denizleri adı verilen bölgeleri öğrenebilirsiniz. Bunun yanında çıplak gözle de bulutsusu belli olabilen Ülker açık yıldız kümesinin elemanlarını tek tek seçebilir ve bulutsu manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Bunlar gibi pek çok bulutsuyu, açık veya küresel yıldız kümelerini ve galaksileri görebilirsiniz. Çıplak gözle yerlerini öğrendiğiniz takımyıldızlarına bu dürbünle baktığınızda, daha önce göremediğiniz çok fazla yıldızı da gözleme ve öğrenme şansı bulabilirsiniz.

Dürbün seçerken şunu unutmayın, yakınlaştırması az açıklığı çok bir dürbün sizi uzayın derinliklerine götürür. Yakınlaştırması çok bir dürbün alırsanız, titreşimin önüne geçmek için ellerinize değil harici bir tripoda ihtiyacınız olacaktır. Genellikle 10x’den sonrası için bir tripod gerekir. Aksi takdirde en ufak titreşimde görünen cisimler görünmez hale gelebilir.

Teleskoba Geçiş

Gökyüzünü iyice tanıdıktan sonra gezegenleri yakından görmek ve daha detaylı gözlemler yapmak konusunda ısrarcıysanız, bu aşamada bir teleskop almayı tercih edebilirsiniz. Ancak unutmayın, 5.000–10.000 TL civarında bir teleskopla dahi yapabileceğiniz gökyüzü gözlemleri oldukça sınırlı ve zahmetlidir.

Astronomiye merak saran pek çok amatör, bir teleskop satın aldığı zaman gezegenleri tıpkı internette arattığı görsellerdeki gibi göreceğini zanneder ve hayal kırıklığına uğrar. Oysa şimdilerde 20.000 TL gibi yüksek bir bütçe ayırıp teleskop satın alsanız dahi Jüpiter’in lekesini ancak belirgin şekilde görebilir, Satürn’ün halkalarını bir bütün şeklinde görebilirsiniz. J

üpiter’in kuşakları, Satürn’ün halkası ve Venüs’ün evrelerini gözlemlemek dışında gözlemeye değer başka bir gezegen bulamazsınız. Örneğin, Mars’ı bile ancak küçük, kırmızı bir nokta şeklinde izleyebilirsiniz ki bu pek de keyifli bir gözlem olmayacaktır. İleri fotoğrafçılık teknikleriyle detaylar birazcık belirgin hale getirilebilir. Elbette böyle bir teleskopla pek çok galaksinin, bulutsunun ve yıldız kümesinin gözlemini de yapabilirsiniz. Ancak teleskobunuzla istediğiniz gökcismini gözlemek öyle kolay değildir. Teleskop kullanmayı öğrenmiş olsanız dahi tek bir gökcismini gözlemek için bile saatlerinizi harcamanız gerekebilir. Tabii ki bütçeden biraz daha fedakarlık edip, bir go-to kundağa sahip teleskop da alabilirsiniz.

Özetle, teleskop satın almaya karar vermeden önce verdiğiniz paranın karşılığını alabilmek için gökyüzünü ne kadar iyi tanıdığınızı, kullanımı son derece zahmetli olan teleskobunuza ne kadar vakit ayırabileceğinizi mutlaka gözden geçirip, muhakemesini iyi yapmanızda fayda vardır. İyi bir teleskop satın almak için gerekli bütçeye sahipseniz ve astronomiye gerçekten hevesli olduğunuzu düşünüyorsanız zaten teleskop kullanmanın zorluğu ve zahmetleri sizi durduramayacak, tam aksine teleskop başında sabırla geçirdiğiniz saatler ve sabahladığınız o günler size keyif verecektir.

Kemal Cihat Toprakçı

Bize destek olarak daha çok içerik üretmemize katkıda bulunun!

Related posts

Alzheimer Hastalığından Sorumlu İki Protein: Amiloid ve Tau

Rasyonalist

En Fazla Sayıda Dilim: Tembel Şefin Dizisi

Ögetay Kayalı

Bir İnsandan Karadelik Yapabilir Miyiz?

Ögetay Kayalı

Yorum Bırakın