Popüler Bilim

Bilime Amatörlerin Katkıları

Ülkemizden yapılan ilk ötegezegen keşfi duyurulduğunda, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi arkadaşım Prof. Dr. Adnan ERDAĞ beni arayıp keşiften dolayı tebrik etti ve kendisinin de uluslararası, internet üzerinden katılım sağlanan bir çalışmada keşfedilen bir başka ötegezegen çalışmasında adının yer aldığını söyledi. Kendisi Biyoloji alanında çalıştığı için bu oldukça ilginç, ancak hepimizin bildiği gibi gökbilime amatörce ilgi duyan çok kişi var. Adnan Hocam da onlardan biridir.

Bu bilgi beni oldukça sevindirdi. Profesyoneller olarak yaptığımız çalışmalara, ülke dışında gelişmiş ülkelerde yaşayan amatör gökbilimciler tarafından çok sayıda katkı yapılıyor. Ancak ülkemizde durum çok farklı. Amatör bir oluşum yok denecek kadar az ve çoğu da içine kapanık, bireysel çalışmalar yapıyor. Büyük çoğunluğu da astrofotoğrafçılık üzerine çalışmalar. Veri elde etme ya da herhangi bir değişim gözleme konusunda çalışan amatör gökbilimci yok gibi bir şey. Bu nedenle Prof. Dr. Adnan ERDAĞ’ın bu çalışma ile yaptığı katkı çok önemli ve örnek olacak bir bir çalışma.

Amatör Astronomların Yapabileceği Bir Keşif

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan ERDAĞ’ın katılım sağladığı çalışmada keşfedilen ötegezegen, verilen bilgiye göre bugüne dek bulunan en küçük ötegezegen. Prof. Dr. Adnan ERDAĞ, www.zooniverse.org adlı internet sitesine üye olarak, orada yapılan çalışmalara katılmış. Tüm dünyadan gökbilime ilgi duyan herkese açık olan bu internet ortamına üye olmak için herhangi bir ücret ödemek de gerekmiyor.

Bir ötegezen, yıldızının önünden geçtiği zaman, yıldızın gözlenen parlaklığında bir düşüş gerçekleşir.
Bu gözlemi aslında amatörler de yaparak ötegezegen keşfedebilirler.

Bu tür siteler aslında yeni değil ve yalnızca gökbilimle de ilgili değil. 15 yıl kadar önce SETİ adıyla bilinen Dünya Dışı Yaşam Araştırmaları ile ilgili bir enstitü de, Arecibo Radyoteleskobu ile elde edilen verilerin çokluğu nedeniyle işlemeye yetişemeyince, bu konuda Dünya genelinde gönüllü katılımcıların katkısını istemişti. Çok zekice bir düzenlemeyle, herkesin yaygın olarak kullandığı masaüstü bilgisayarlarda, belirli bir süre kullanılmadığında çalışmaya başlayan ekran koruyucu yazılımlardan birini amaç için üreten enstitü, katılımcılardan yalnızca bu ekran koruyucu yazılımı bilgisayarlarına yüklemelerini istemişti.

Yazılım devreye girdiğinde, internet üzerinden enstitünün bilgisayarlarına bağlanarak, henüz işlenmemiş sıradaki veriyi alıyor ve masaüstü bilgisayarın kullanılmadığı, ancak çalışır durumda olduğu zamanlarda işlemcisini kullanarak Dünya dışı zeki yaşam sinyallerini arıyordu. Ben de yıllar önce bu çalışmaya katkıda bulunmuştum. Henüz bu konuda beklenen sinyal bulunmadıysa da, bu çaba günümüzde de sürmektedir. Böyle bir yaklaşımla, çok büyük harcamalarla alınıp çalıştırılabilecek bilgisayarlar yerine, gönüllülerin bilgisayarlarının kullanılmasıyla çok daha fazla işlemci gücü kullanılabilmektedir.

BOINC yazılımı bugün hala aktif bir şekilde, birçok alandaki bilimsel çalışmalarda kullanılmaktadır.

Diğer Alanlarda da Amatörler Katkıda Bulunabilir

Bu yaklaşımın başarılı olması, gökbilim dışındaki bilim dallarında da bunun kullanılmasının yolunu açmıştır. Biyolog ve Kimyagerler de, benzer biçimde çok karmaşık moleküllerle ilgili benzeştirme (simülasyon) işlemlerinde, Dünya genelinde amatör katılımcılardan destek almışlardır ve almaktadırlar. Benzer biçimde meteorolojik kestirimler için yapılan benzeştirmelerde de katkı sağlanmaktadır.

Bir başka gökbilim katkısı da STARDUST adlı projedir. Bu projede 1999 yılında NASA tarafından uzaya gönderilen 300 kg’lık robotik uzay sondasının ana görevi, Wild2 adlı kuyruklu yıldızın etrafından toz parçacıkları toplamaktı. Bunun yanı sıra da uzay ortamında bulunan kozmik toz örneklerini de toplayıp Dünya’ya geri getirmeyi amaçlamaktaydı. Ana amaç 2006 yılında tamamlandı.

Parçacık toplama işlemi, aerogel adı verilen, düşük yoğunluklu, silikon temelli bir jöle ile yapıldı. Tenis raketi büyüklüğünde bir alan olarak parçacıklar bu jel tarafında tutularak hapsedildi. 1.000 santimetrekarelik bu alanda tutulan parçacıkların bozulmaması için seçilen bu çok özel jölenin yoğunluğu camın binde biri kadardır.

Bir parçacık jöleye çarptığında, parçacığın boyutunun 200 katı kadar bir iz oluşturmaktadır. Bu yolla toplanan parçacıkları belirlemek için jölenin farklı derinliklerini net olarak görüntüleyen bir milyondan fazla fotoğraf elde edilmiştir. Yukarıda söz ettiğimiz gibi bu görüntüler, gönüllü amatörler tarafından incelenerek yıldızlararası toz aranmıştır. 2014 yılında NASA, bu biçimde 7 farklı parçacık belirlendiğini duyurmuştur.


Hazırlayan: Prof. Dr. Varol Keskin
Editör: Ögetay Kayalı

Prof. Dr. Varol Keskin

Rasyonalist kıdemli yazar. Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünde profesör. Özellikle çift yıldızlar odaklı çeşitli fotometrik çalışmalar yapmıştır. Aynı zamanda 2017 yılında Türkiye adına ilk defa bir ötegezegen keşfeden ekibin bir üyesidir.
Başa dön tuşu
Bilim dünyasındaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için haftalık/aylık bültenimize abone olun.
Devam ederek gizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz.