12.5 C
İstanbul
20 Kasım 2018
Genel

Bilim Ağacının Maketi: Popüler Bilim

Bilim, pek çok dalı bulunan ve bu dalların da kendi içlerinde alt dallarının bulunduğu devasa bir ağaç gibidir. Bu ağaç; biz insanların elinde, evreni nesnel manada anlamak için kullanabileceğimiz en güvenilir ve en güçlü dayanağımızdır. Var olduğu zamandan beri canlı olan bu ağaç,  canlılığını halen korumaya devam etmektedir. Öyle ki halen dalları büyüyor, yaprakları yeşeriyor. Lakin gerçek bir ağaç gibi anlaşılması ve incelenmesi basit değil, son derece karmaşıktır. Ağaç son derece büyük olmasının yanı sıra büyümeye devam ettiğinden, bu ağacın dallarındaki bilgileri araştıran bilim insanları genellikle yalnızca birkaç dal üzerinde yoğunlaşmak zorunda kalırlar. Dalların üzerindeki bilgilerin bu bilim insanları tarafından okunması ve anlaşılması, ağacın dallarının daha da uzamasını sağlar. Başka bir deyişle bu görkemli ağacın bakımıyla ilgilenen bahçıvanlar, ağaç hakkında son derece yetkin bilim insanlarıdır. Bahçıvanlarının bile zaman zaman dallarının üzerindeki yapraklarda yazan bilgiler hakkında zıtlıklara düştüğü bu ağacı dışarıdan bakan bir insanın anlaması oldukça zordur. Ancak ağacın çok büyük ve değerli olduğunun farkında olan insanlar da ağaca meraklı gözlerle bakar ve incelemeye koyulurlar. İşte bu noktada, bazı bahçıvanların meraklı insanlara yardımcı olması gerekir. Bunu yapabilmek adına bilim insanları, zaman zaman ağacın kısımlarını bir prototip haline getirerek bunun üzerinden basit bir biçimde insanlara ağacı anlatmaya çalışırlar. Yani örneğimizde popüler bilim, devasa ağacın büyük bir maketidir.

Tıpkı az önce yaptığımız gibi bilim insanları, bilime meraklı ancak bilimin içerisinde olmayan insanlara bilimi örneklerle, betimlemelerle ve daha basit, yaratıcı biçimlerde anlatmaya çalışırlar. Başka bir deyişle, popüler bilime başvururlar. Çünkü bilimin dili, ileri düzey matematiktir. Çoğu insanın hayatlarında matematiği ileri düzeyde öğrenmek yerine farklı sebeplerden başka uğraşlara yönelmesi doğaldır. Yine de bilimin tam manasıyla içinde olabilmek ve yazılanları algılayabilip geliştirebilmek için ileri düzey matematik şarttır. Son derece karmaşık formülleri ve denklemleri, yani matematiği işin içine katmadan bilimsel olguları anlamak ve anlatmak ise oldukça zor bir uğraştır. Bu sebeptendir ki kimi bilim insanları, popüler bilimle vakit harcamak yerine, bilimin içinde kendilerini sınırlamaya devam ederler. Elbette haksız da değiller. Peki hal böyleyken, neden bazı bilim insanları bilime tüm vakitlerini ayırmak yerine popüler bilime bu kadar önem veriyor?

İçerisinde yer yer örneklemeler, betimlemeler, metaforlar kullanılması gerektiğinden popüler bilim, bilim insanına ciddi bir yaratıcılık ve serbest alan sunar ki bu okur için de oldukça eğlencelidir. Örneğin Carl Sagan’ın bilimsel meseleleri açıklarken kullandığı eşsiz edebi dile şüphesiz birçoklarımız hayran kalmıştır. Bilimin içerisine edebiyatın ve sanatın konulabilmesini sağlayabildiğinden popüler bilim, bir roman okurcasına estetik zevk verebiliyor olmasının yanı sıra eğiticidir de…

Bilimin ne olduğu ve nasıl işlediği sorusu bile bilim insanları tarafından anlatılmaya muhtaçtır. Bu sorunun halka indirgenerek cevaplandırılması, gelecekte insanların -örneğin çocukların- bilime karşı ilgi duymaya başlayıp, bilimin içerisine bilim insanı sıfatıyla dahil olmasını sağlar. Bu dahil oluş ise bilimin gelişimine dolaylı bir katkı sağlar. Bilim ağacının büyümesi ise tahmin edebileceğiniz üzere tümüyle insanlığın gelişmesi ve ilerlemesi anlamına gelecektir.

“Çocuklar, büyük müzisyenlere ve aktörlere hayranlık duydukları gibi büyük bilim insanlarına da hayranlık duyduklarında medeniyet bir sonraki seviyeye sıçramış olacaktır!”

-Brian Greene

Bilim, gelişmek için yalnızca beyne ihtiyaç duymaz. Bilim insanlarının çalışmalarını devam ettirebilmesi adına çalışmaları gereken alanları bulunmalıdır. Bu çalışma alanları bilim gibi karmaşık bir konu için oluşturulmuş olduğundan, oldukça pahalı ekipmanlarla donatılmalıdır ve bu donatılma süreci, kısır bir döngü halinde, bilim geliştikçe devam etmelidir. Bu yüzden halkın bilimin önemli bir olgu olduğunu algılaması ve desteklemesi, ülkelerin bilim tarafına daha fazla fon ayırması anlamına gelecektir.

Popüler bilim, tüm bu sayılan sebeplerden dolayı bilimin daha hızlı ilerlemesi gibi konularda önemli olsa da beklenmeyen sorunların da ortaya çıkmasına yol açmıştır. Popüler bilim yazımına, bilim hakkında uzman kişilerin dışındaki insanların başvurması durumunda, bilimin yanlış anlaşılmasına yahut anlaşılamamasına da yol açılabilmektedir. Nitekim, günümüzde internet sayesinde de bilginin kolay ulaşılabilirliği ve paylaşılabilirliği sebebiyle pek çok insan, bilim insanları tarafından ortaya konulan popüler bilim eserleriyle elde ettikleri bilgilerle popüler bilimin devamını sağlamaya çalışırlar. Ancak az önce de söylediğimiz gibi bilimin dili matematiktir. Bilim insanları bazen bilimsel olguları, bilimin içinde olmayan insanlara anlatmak için mecazi dile (figurative language) başvursalar da bilim insanları tarafından yaratılan bu eserler dahi bilimsel olguları tam bir doğrulukla insanlara aktaramaz. Örnek ve betimlemelerin tamamen doğru olduğunu düşünen bilime meraklı kişiler, popüler bilim üzerinden kendi yorumlarını da ekleyerek istemeden de olsa gerçekleri saptırıp, yanlış bilgileri yayabilirler. Ağaç örneği üzerinden devam edecek olursak, konu hakkında uzman olmayan kişilerin maket ağaç üzerindeki bilgileri kullanarak asıl ağacı geliştirmesi imkansıza yakındır. Uzman olmayan meraklı kişilerin maket ağaç üzerindeki bilgileri kullanarak maket ağaca yeni yapraklar eklemesi, bir süre sonra maket ağacın gerçek ağacımızdan benzerlik bakımından gittikçe uzaklaşmasına yol açabilir.

Popüler bilimdeki bu kolay anlaşılabilirlik ve serbestlik, popüler bilim okurlarının kimi zaman matematik dahi kullanmadan teoriler ürettiklerini sanmalarıyla sonuçlanabiliyor. Bu sözde teoriler ise bilim, popüler bilim ayrımını yapamayan kitleler tarafından ciddiye alınıp, yayılabiliyor. Bir diğer deyişle; popüler bilimin yanlış anlaşılması ve aktarılması uzun vadede sahte bilime dahi zemin hazırlayabiliyor. Başka gezegenlere yerleşme hayali kurarken insanlara dünyanın neden düz olmadığını anlatmakla yahut ölümsüzlüğü düşlerken aşı karşıtlarıyla oyalanmayı istemeyiz herhalde, öyle değil mi?

O halde ne yapmalı?

En başta bilim insanı olmayan, ancak bilime meraklı kitle, popüler bilim ve bilim ayrımını yapabilmeyi öğrenmeli; popüler bilimin, bilimi tam doğrulukla karşılamayacağını kabul etmelidir. Ardından ise imkanlar el verdiği ölçüde popüler bilimi, bilimsel arka planı olmayan popüler bilimcilerden değil, bilim insanlarından okumayı yeğlemelidir. Elbette bu bir tercih meselesidir, internette de bilimsel arka planı güçlü pek çok isimden popüler bilim yazıları bulabilirsiniz. Ancak kısa yazılar yerine, konuyu derinlemesine işleyen popüler bilim kitapları okumak daha sağlıklıdır. Örneğin görelilik kuramı hakkında araştırma yapmak isteyen meraklı okurun önceliği, konu hakkında ilkin internete başvurmak yerine bilimsel arka planı bulunan yazarların kitaplarını okumak olmalıdır. Bu noktada Carl Sagan, Brian Greene, Stephen Hawking, John Gribbin, Brian Cox gibi popüler bilim eserleri bulunan bilim insanlarını örnek verebiliriz. Bu isimlerden özellikle Carl Sagan ve Stephen Hawking, bilimin halka indirgenmesinde ve popüler bilimin gelişimine ciddi katkılar sağlamıştır.

Sonrasında ise bilimin içerisindeki bilimsel kuramların gelişiminin veya yenilenmesi sorumluluğun, matematik dilini ustaca kullanabilen bilim insanlarına ait olduğu kabul edilmelidir. Şüphesiz popüler bilim yayınlarından elde edilen yüzeysel bilgiler de bizlere evrenin nasıl işlediği hakkında genel bilgiler verecek, daha çok soru sormamıza neden olacaktır.

Bilimin basit tanımını, çalışma biçimini ve çalışma alanına nelerin dahil olup olmadığını popüler bilim yardımıyla algılamak da mümkündür. (Örnek yayın: Astrolojinin Bilimle İmtihanı, Tevfik Uyar, Kırmızı Kedi, İstanbul, 2015) Bilimin çalışma biçimini genel hatlarıyla da olsa öğrenmiş bir okur, artık popüler bilim ile bilim ayrımını yapabilmeye başlayacak ve dolaylı olarak sahte-bilime karşı bağışıklık kazanmış olacaktır.

Popüler bilimin anlaşılması ve bilimle olan ayrımının yapılması sonucu meraklı okur, hem popüler bilim yoluyla daha sağlıklı yorum yapmaya başlayacak, hem de okuduklarından daha fazla zevk alacaktır. Popüler bilimin sınırlarının bilinmesiyle kazanılan sahte-bilim bağışıklığıysa, aynı zamanda uzun vadede bir toplumun cehalete karşı kesin ve gerçek bir bağışıklık kazanmasını sağlar.

Bilim, elbette milliyetçi bir duruşa sahip olmasa da cehalete karşı bağışıklık kazanmış ve bilimin önemini algılamış bir toplum, diğer toplumlara göre bir adım önde olacaktır. Bütün toplulukların nihayetinde bu bağışıklığı sağlaması sonucu ise kim bilir belki de insanlık, Kardeşev Cetveli’nde bir sonraki medeniyet tipine bile sıçrayabilir.

Kemal Cihat Toprakçı


Kapak Görseli:
<http://www.scienceprofessionals.co.uk/>

Bize destek olarak daha çok içerik üretmemize katkıda bulunun!

Related posts

Acrida – Portre

Emre Can Alagöz

Yorum Bırakın