Yüzümüze Dokunmamak Neden Bu Kadar Zor? İşte Size Birkaç Tüyo!

Koronavirüs salgını, tüm dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. Bu süreçte, insanlar da kendilerini korumak için kesin bir çözüm arayışında. Ünlülerin etkisi altında kalan birçok kişi, maske takarak kendini tamamen koruma altına alabileceğini düşünüyor. Ancak sağlık görevlilerine göre, maskeleri sağlıklı insanların kullanması oldukça mantıksız.

Uzmanlara göre kendinizi korumak için yapabileceğiniz en iyi şey, burnunuza, gözlerinize ve ağzınıza dokunmayı bırakmak. Ancak ne yazık ki birçok kişi bu alışkanlığından vazgeçemeyecek gibi.

Kentucky Anksiyete ve İlgili Hastalıklar Tedavi Merkezi’nin müdürü psikolog Kevin Chapman’a göre, kendi yüzünüze dokunma eğilimi son derece insani bir alışkanlık çünkü yüzünüze dokunmak, siz farkında olmasanız dahi yanınızdaki kişilere, kendinizin farkında olduğunuz mesajını veriyor.

Chapman, Business Insider’a verdiği bir röportajda, “Toplumsal öz-farkındalık genellikle kendimizi diğer insanların bakış açısıyla algılamamız anlamına gelmektedir, ki bu da sosyal etkileşimler sırasında kendiliğinden oluşan bir durum.” ifadelerini kullanıyor.

“Aslında, bu etkileşim sırasında insanlar başkalarının yüzlerini inceliyor ve mimiklere karşı oldukça duyarlı. İşte bu yüzden, kendi yüzümüze dokunmak kısmen kendi yüzümüze ve mimiklerimize karşı duyarlı olma eğilimimiz ile bağlantılı.”

Nisan 2014’te yapılan bir araştırma, kişinin kendi yüzüne dokunmasının stres ve hafıza oluşumunu düzenlemeye yardımcı olduğunu öne sürüyor.

Yüze dokunmak ilişkisel bir araç olabileceğinden dolayı, insanlar genç yaşlardan itibaren kendi yüzlerine dokunmaya başlıyor. Bu durum alışkanlık haline geliyor ve hatta tehlikeli bir durum mevzu bahis olsa dahi bu alışkanlığı bırakmak gittikçe zorlaşıyor.

Chapman, “Duruma psikolojik açıdan baktığımızda, çoğu kişi hastalıkların yüze dokunmaktan kaynaklanabileceğini düşünmüyor. Bu nedenle de enfeksiyon ve hastalık gibi durumları yüz dokunuşuyla ilişkilendiremediklerini görüyoruz” diyor ve “Çoğu kişi, kontrol yanılsaması nedeniyle Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin tavsiyelerinin, günlük alışkanlıklar ile ilgili olduğunu (yüze dokunmak gibi) düşünmüyor.” sözlerini ekliyor. Chapman’a göre bunun tek bir istisnası var. O da bir şeyleri sürekli kontrol etme eğilimi olan anksiyete (kaygı bozukluğu) tanısı konmuş kişiler.

Kendinize yüzünüze dokunmamanız gerektiğini söylemek (büyük olasılıkla) yüzünüze daha fazla dokunmanıza neden olacak!

Yüzünüze daha az dokunmak mümkün olsa da, ki Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri yüzünüze hiç dokunmamanız gerektiğini belirtiyor, Chapman’a göre, kendinize karşı bu kadar acımasız olmanızın hiçbir faydası yok çünkü düşünceleri bastırmak, insanları alışkanlıklarından vazgeçirmiyor. Chapman, bunun yerine daha uygulanabilir bir yaklaşım öneriyor. “Bugün halka açık yerlerde yüzüme hiç dokunmayacağım” demek yerine kendinize “Bugün daha dikkatli davranmalıyım” deyin.

Bir hatırlatıcı oluşturun veya ellerinizi meşgul edin!

Chapman, bir hatırlatıcı oluştururarak yüzünüze dokunuşlarınızın farkında olabileceğinizi söylüyor. Chapman, “Alışkanlığınızı bırakmak mümkün ancak alışkanlıklarınızı yeniden programlamak için pratik lazım. ” sözlerini de ekliyor. HuffPost’a verdiği bir röportajda ise, ayrıca stres topu ile ellerinizi meşgul etmenin veya kollarınızı kavuşturmanın, sizi yüzünüze dokunmaktan vazgeçirebileceğini söylüyor.

Son olarak, Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin önerdiği üzere ellerinizi ılık suyla en az 20 saniye yıkamak, hasta olduğunuzda evde kalmak ve hasta insanlarla yakın temastan kaçınmak gibi diğer önlemleri dikkate alın!


Çevirmen: Gamze Korkmaz

Referanslar
1. ScienceAlert, “Here’s why it is so hard to stop touching your face even though it spreads germs”, <https://www.sciencealert.com/here-s-why-it-s-so-hard-to-stop-touching-your-face-even-though-it-spreads-germs>

Exit mobile version