Popüler BilimBiyolojiCanlılıkYaşam

Maske COVID-19 Riskini %65 Oranında Azaltıyor

Şimdiye kadar ortaya konan bilimsel kanıtlar aslında her şeyi gözler önüne seriyor. Kaliforniya Üniversitesinden uzmanlar, sosyal mesafe kuralına uymanın ve maske takmanın COVID-19’un yayılmasını önlediğini ve maske takanların kendilerini koruma altına aldığını söylüyor.

Kaliforniya Üniversitesi Davis Çocuk Hastanesinden çocuk enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dean Blumberg, yapılan yeni araştırmalara göre ağzın ve burnun kapatılmasının hastalığın bulaşma riskini %65’e kadar azalttığını dile getirdi.

“Maske konusuna şuradan başlamak istiyorum. Gerçekten çok şey öğrendik. Araştırmalar ve diğer bilimsel kanıtlar yoluyla elimize çok daha fazla şey geçti. Şimdi bildiğimiz şu ki maskeler işe yarıyor ve maske takmak oldukça önemli.”

Kaliforniya Üniversitesi Davis Kimya Mühendisliği bölümünden profesör Blumberg ve William Ristenpart, 2 Temmuz’da virüsün nasıl yayıldığını ve bu yayılmanın nasıl önleneceğini açıklayan bir canlı yayına konuk oldular.

Blumberg ve Ristenpart, izleyicilerin sorularına yaptıkları yorum ve verdikleri cevaplarda, araştırmada COVID-19’un yayılmasını önlemek için üç şeyin çok önemli olduğunu şu sözlerle vurguladı: “Maske takın, sosyal mesafeyi koruyun ve mümkün olduğunca açık alanda buluşmaya özen gösterin.”

Damlacık yoluyla bulaşma

Vürüsün iki yolla bulaştığı ortaya atıldı. İlki, bir insan saçı boyutunun üçte biri kadar küçük olan ancak hala görebildiğimiz kadar büyük taşıyıcı damlacıklar yoluyla bulaşma. Maskeler, bu damlacıklara karşı bir bariyer görevi görerek bulaş riskini azaltıyor.

Herkes maske takmalı. “Maskelerin işe yaradığına inanmıyorum” diyen insanlar, bilimsel kanıtları görmezden geliyor. Bu bir inanç sistemi değil. ‘Yerçekimine inanmıyorum’ demekle aynı şey bu. Maske takmayan insanlar sadece temas ettikleri insanlara değil, virüsün herkese bulaşmasına neden oluyor. Yani o kişiyle etkileşime geçen her kişi risk altında. Maske takmıyorsanız sorumsuz birisiniz demektir bana kalırsa. Guacamole’ye aynı anda iki kaşık daldırmak gibi. Sadece kendini düşünmektir bu.

Aerosol Partiküller ile Bulaşma

İkinci bulaşma şekli, aerosoller yani konuşurken ağzımızdan sıçrayan partiküller yoluyla bulaşma. Bunlar insan saçının yaklaşık 1/100’ü kadardır ve kendimizi bunlara karşı korumak çok daha zordur. Blumberg ve Ristenpart sosyal mesafenin ve hava akışının olduğu dış mekanlarda zaman geçirmenin, bu bakımdan oldukça faydalı olduğunu düşünüyor. “Laboratuvarda yapılan çalışmalar, aerosol formundaki virüsün saatlerce bir yere tutunabileceğini gösteriyor. Aynı şekilde havada da asılı kalıyor. Bu yüzden mümkünse herhangi bir sosyal aktivitenin dışarıda olması en iyisi. Yeterli hava akışı virüsü dağıtır. Kapalı bir yerdeyseniz pencereleri açabilirsiniz. Mümkün olduğunca temiz hava alın.”

Bu nedenle bar gibi yerlerin sosyal mesafe için uygun olmadığını ve böyle yerlerde partiküllerin kolayca yayılabileceğini söylüyor ve: “Ne kadar çok yüksek sesle konuşursanız, o kadar çok aerosol yayarsınız.” sözlerini de ekliyor.

Konuya ilişkin diğer önemli noktalar

Peki ya virüsten korunmak için plastik camlar ve koruyucu hücrelere ne demeli? Mağaza ve restoranlardaki plastik camların çok bir faydası yok. Aynı şey ofis kabinleri için de geçerlidir. “Ancak bir süre sonra hava akışı yeterli değilse, virüs aerosoller yoluyla kolayca bulaşabilir.”

Bunu gözünüzde canlandırırken aklınıza kokular gelsin,” diyor Ristenpart. “Bir kabinin veya plastik camın diğer tarafındaki kişi parfüm sıkıyorsa siz de aynı kokuyu alırsınız. Aerosol partikülleri, aromalar gibi havada gezecek kadar küçüktür. Bu yüzden hava akışı, maske takmak ve sosyal mesafe gibi diğer önlemler oldukça önem arz etmektedir.

Maruz kalma süresi de önemlidir: “Diyelim bir bakkaldasınız. Bir diğer kişinin önünden hızlıca geçerseniz virüsün bulaşma riski daha azdır. Gerçekten de bu böyle.”

Ristenpart şunları ekliyor: “Diyelim diğer kişilere 2 metre uzaktasınız ancak uzun süren bir görüşmeniz varsa, hala risk altındasınız demektir. Bu aerosoller zayıf hava akımları ile kolayca taşınabilir.”

Yüzeye temas etmek daha az risklidir. El teması ile bulaşma yaygınlığı konusunda kesin sonucu olan bir araştırma henüz yok. Ristenpart, “Etik açıdan baktığımızda bir grup insanın ellerini kirletip, sonra da onların yüzlerine veya diğer insanların yüzlerine dokunmalarına neden olmak doğru değil.” diyor. “Ancak enfeksiyonları izlemek ve bulaşma yollarını takip etmek yüzeylerin veya el temaslarının birincil bir yol olmadığını gösterir.”

Bu da araştırmacıları, birincil bulaşma yöntemi olarak aerosol parçacıkları ve damlacık konusunu tekrardan gözden geçirmeye itiyor.

Blumberg, “Diğer koronavirüs tipleriyle karşılaştırıldığında COVID-19’un öncelikle solunum yolu ile bulaşan bir hastalık olduğunu biliyoruz.” diyor. “Bakkaldan aldığınız şeylerle veya postalarla ya da bunun gibi şeylerle bulaşma riski çok düşük. Ama siz yine de ellerinizi yıkayın.”

Çocuklar ve COVID-19

Çocukların virüse maruz kaldıklarında enfekte olma olasılıkları daha azdır. Semptomatik olmaları daha az olasıdır ve hastalanırlarsa ciddi bir vakaya yakalanma olasılıkları da daha azdır.

“Başkalarına bulaştırma olasılıkları daha az gibi görünüyor. Bu, taşıyıcı oldukları grip gibi diğer enfeksiyonlardan farklı bir durum. Bu daha çok yetişkinleri hasta eden bir durum. Ancak çocuklar yine de hastalanabilir ve başkalarına bulaştırabilirler. Bu yüzden onların hijyenini sağlamak oldukça önemli.”

Araştırmaların geneline bakacak olursak

Her iki bilim insanı da elde edilen bulguların, maske takmayı ve sosyal mesafe kuralına uymayı destekler nitelikte olduğunu söylüyor. Örneğin, araştırmalar, enfeksiyonların yaklaşık %30’unun asemptomatik oldukları veya semptomlarının henüz ortaya çıkmadığı için COVID-19 olduklarını bilmeyen kişilerden kaynaklandığını göstermektedir.

“Bu yüzden virüsü kimin yayılabileceğini bilemiyoruz.” diyor Blumberg. “Bildiğimiz bir şey varsa o da şudur ki sosyal mesafe virüsün bulaşma riskini %90’a kadar azaltır. Buna ek olarak, maske takmak da riski %65’e kadar azaltır. Maske takmak herkes için en iyisi. Ailenize, arkadaşlarınıza ya da etrafınızdaki insanlara değer veriyorsanız lütfen maske takmayı ihmal etmeyin.”

İlgili yayın:


Çevirmen: Gamze Korkmaz
Editör: Ögetay Kayalı

Referans
1. Medicalxpress, Rick Kushman, UC Davis, “Your mask cuts own risk by 65 percent”, <https://medicalxpress.com/news/2020-07-mask-percent.html?fbclid=IwAR1Ta04QtYK8gW3EfvbjeFSb393ZAmO1-_y41eioqZIdlkeDUjtcB9xBcZA>

Gamze Korkmaz

Rasyonalist çevirmen. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mütercim Tercümanlık lisans öğrencisi.
Başa dön tuşu
Bilim dünyasındaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için haftalık/aylık bültenimize abone olun.
Devam ederek gizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz.