Popüler BilimBiyolojiGenetikMikrobiyoloji

Koronavirüs Nedir ve Ne Yapmalı?

Aralık 2019’da Çinli yetkililer bir virüsün ülkelerinden dünyaya yayıldığını bildirdi. Sonraki aylarda, vaka sayısı birkaç gün içinde iki katına çıkarak diğer ülkelere yayıldı. Bu virüs, COVID-19 adı verilen hastalığa neden olan ve herkesin koronavirüs olarak bildiği Şiddetli Akut Solunum Sendromu’na bağlı Koronavirüs 2’dir. Hastalığın adı teknik olarak COVID-19, virüsün adı ise SARS-CoV-2 olarak geçer. Konuşulanların ötesinde, bulaştığında neler olduğunu ve ne yapmamız gerektiğini bu yazımızda anlaşılır ve ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz, iyi okumalar.

koronavirüs
Koronavirüs

Koronavirüs nedir?

Virüs denilen şey aslında, genetik materyalin çevresinde bulunan birkaç proteine sahip bir kabuktur ve yaşayan bir şey olup olmadığı bile tartışma konusudur. Ancak yaşayan bir hücreye bağlanarak üreyebilir. Koronavirüs, yüzeyler aracılığıyla yayılabilir ve Amerikan Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) [1] tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, yolcu gemisinde yapılan gözlemler sonucunda 17 gün boyunca virüsün hayatta kalabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak yine de benzer yüzeylerde virüs bulunabilmesine rağmen insanlara bulaşması mümkün mü bilinmemektedir.

Bu konuda, İngiltere’de bir Tıp Dergisinin sonuçlarını yayınladığı bir çalışma [2] ile virüsün bakır üzerinde birkaç saat, karton üzerinde 24 saat, plastik ve çelik üzerinde ise 72 saate kadar tespit edilebilir olduğu gösterildi. Bu sebeple temasa geçtiğimiz her yüzey risk unsuru olabilir.

saatler

Peki bu virüs o yüzeyde mevcut diye biz hemen enfekte olacak mıyız? Elbette hayır. Ancak bu bizi rahatlatmamalı. Doktor Akiko Iwasaki, enfekte olmamız için maruz kalmamız gereken belli bir virüs sayısının olduğunu söylüyor. Bazı virüsler için, 10 partikül enfekte olmamız için yeterli olurken bazı virüslerde durum daha farklı olabiliyor.

Nasıl yayılır?

Virüsün asıl yayılma şekli, insanların öksürmesi sonucu enfeksiyon şeklinde oluyor ve hasta olan birine dokunduktan sonra yüzünüze dokunmanız, gözlerinizi veya burnunuzu ovalamanız sonucunda da bulaşabiliyor.

Virüs yolculuğuna bu şekilde başlıyor ve sonrasında vücudunuzda daha derinlere ilerliyor. Hedefi ise en fazla etkileyebileceği yerler olan akciğerler, dalak veya bağırsaklar oluyor. Sadece birkaç koronavirüs bile oldukça ciddi bir duruma neden olabiliyor.

Akciğerlerimiz milyarlarca epitel hücresi ile kaplıdır. Bunlar vücudumuzun organları ve mukozayı kaplayan sınır hücreleridir ve enfeksiyonu engellemeye çalışırlar. Koronavirüs, genetik materyalini enjekte etmek için kurbanının zarlarındaki bir reseptöre bağlanır. Olanlardan habersiz hücre, oldukça basit olan yeni talimatları yürütür: Kopyala ve yapıştır.

Enfekte Olduktan Sonra Ne Oluyor?

Son talimatı alana kadar orijinal virüsün kopyalarını oluşturmaya devam eder ve son talimatla beraber kendini imha eder. Hücre erir ve daha fazla hücreye saldırmaya hazır yeni korona parçacıkları serbest kalır. Böylece enfekte olmuş hücrelerin sayısı katlanarak büyür.

Yaklaşık 10 gün sonra, milyonlarca vücut hücresi enfekte olmuştur ve akciğerler virüs ile dolup taşar. Anlattıklarımız kulağa korkunç geliyor olabilir ancak bu safhada hala virüs büyük bir zarara sebep olmamıştır ve asıl tehlike daha yeni ortaya çıkacaktır, ve o da kendi bağışıklık sistemimizdir.

Bağışıklık sistemi, aslında bizi korumayı amaçlamasına rağmen bu durumda oldukça tehlikeli bir unsura dönüşebiliyor ve bağışıklık hücreleri virüsle savaşmak için akciğerlere döküldüğünde, Koronavirüs bazılarına bulaşır ve karışıklık yaratır. Hücrelerin kulakları veya gözleri yoktur. Genelde sitokin adı verilen küçük bilgi proteinleri yoluyla iletişim kurarlar. Neredeyse bütün önemli bağışıklık reaksiyonları onlar tarafından kontrol edilir.

Koronavirüs, enfekte olmuş bağışıklık hücrelerinin aşırı tepki vermesine ve saldırmasına sebep olur. Bir anlamda, bağışıklık sistemini bir savaşa sokar ve olması gerekenden çok daha fazla askerin gönderilmesini sağlar. Vücut kaynaklarını boşa harcar ve oldukça fazla hasar yaratır. Özellikle iki tür hücre hasara yol açar. Birincisi, hücrelerimiz de dahil olmak üzere maddeleri imha etmekte usta olan nötrofillerdir. Binlercesi savaş alanına geldiğinde, zararlı hücreler kadar kendi safından hücreleri de yok eden enzimler salgılamaya başlarlar.

Bir başka önemli hücre tipi ise, enfekte olan hücrelerin kontrollü bir şekilde kendilerini imha etmesini sağlayan katil T hücreleridir. Ortalık iyice karıştığından sağlıklı hücrelerin de kendilerini imha etmelerini sağlamaya başlarlar. Daha fazla bağışıklık hücresi gelir, daha fazla hasar oluşur ve daha sağlıklı akciğer dokusu ölür. Durum o kadar kötüleşebilir ki, ömür boyu sakatlıklara yol açacak kalıcı hasarlar kaçınılmaz olabilir.

Çoğu durumda, bağışıklık sistemi yavaş yavaş kontrolü tekrar eline alır. Enfekte hücreleri öldürür, yenilerini enfekte etmeye çalışan virüsleri yakalar ve savaş alanını temizler. İyileşme süreci böylece başlar. Enfekte olan insanların çoğu, nispeten hafif semptomlarla hastalığı atlatacaktır ancak birçok vaka oldukça kritik hale gelecektir. Henüz yüzdeyi bilmiyoruz çünkü bütün vakalar tanımlanmadı. Ancak bunun gripten çok daha fazlası olduğunu artık kavramış bulunmaktayız.

comparing

Daha ağır vakalarda, milyonlarca epitel hücresi ölür ve akciğerlerin koruyucu duvarı tamamen etkisiz hale gelir. Bu, nefes almamıza yardımcı olan alveollerin normalde pek bir sorun yaratmayacak bakteriler tarafından enfekte edilebileceği anlamına gelir. Hastalar zatürre olur. Solunum zorlaşır hatta imkansız hale gelebilir ve hastalar hayatta kalmak için solunum cihazlarına ihtiyaç duyar. Bağışıklık sistemi haftalarca tüm gücüyle savaşır ve virüslere karşı milyonlarca silah geliştirir. Binlerce bakteri de hızla çoğaldıkça durum iyice bunaltıcı hale gelir. Kana karışırlar ve bütün vücuda yayılırlar, eğer bu aşamaya kadar gelinirse ölüm çok olasıdır.

Koronavirüs, genellikle griple karşılaştırılmasına rağmen ondan çok daha tehlikelidir. Devam eden bir salgın sırasında kesin ölüm oranını tespit etmek zor olsa da, bunun çok daha bulaşıcı olduğundan ve gripten daha hızlı yayıldığının farkındayız. Koronavirüs gibi bir pandemi için hızlı ve yavaş yayılacağı iki gelecek öngörebiliyoruz. Hangi geleceğe mecbur kalacağımız salgının ilk zamanlarında durumla nasıl başa çıktığımıza göre değişecek. Hızlı bir yayılma durumunda sonuçlar korkunç olacak ve pek çok hayata malolacak; yavaş yayılan bir salgın ise gelecekte hatırlanmayacaktır.

Pandemi ve Kontrol

Hızlı yayılan bir pandemi için en kötü senaryo, çok hızlı bir enfeksiyon oranı ile başlayacaktır. Çünkü bu oranı yavaşlatmak için yeterli önlem söz konusu değildir. Böyle bir olasılığın ciddiyetini şu şekilde açıklayabiliriz. Hızlı yayılan bir pandemi söz konusu olursa, birçok insanın aynı anda hastalanmasıyla karşılaşırız. Sayılar çok büyürse, sağlık sektörü bununla başa çıkamaz. Solunum cihazları gibi medikal ekipmanlar ve sağlık personelleri herkesin yardımına yetişecek nicelikte olmayabilir. İnsanlar tedavi edilemeden ölebilir ve sağlık personelleri hastalandıkça, sağlık sektörümüzün kapasitesi de mecburen düşecektir. Bu durumda, kimin yaşayacağı ve kimin yaşamayacağı konusunda korkunç kararlar alınması gerekecektir. Böyle bir senaryoda ölüm sayısı önemli ölçüde artmaktadır.

Bundan kaçınmak için, bu salgını yavaş yayılan bir pandemi haline getirmek için elimizden geleni yapmamız gerekmektedir. Bir pandemiyi yeterince bilinçli davranarak yavaşlatabiliriz. Özellikle erken evrede, hastalanan herkesin tedavi görebilmesi ve hastanelerde aşırı yoğunluk oluşturmaktan kaçınmak için daha duyarlı davranabiliriz. Koronavirüs için bir aşımız olmadığı için kendimizi şekillendirmemiz gerekiyor. Bu şekillendirmeyi iki önemli nokta ile özetleyebiliriz.

Enfekte Olma, Başkalarını da Enfekte Etme!

enfekte

Kulağa önemsiz gelse de, yapabileceğiniz en iyi şey ellerinizi yıkamaktır. Sabun aslında güçlü bir araçtır. Koronavirüs, temelde yağ tabakası içerisinde bulunur. Sabun ise o yağı parçalar ve virüsü sizi enfekte edemeyecek hale getirir. Hatta ellerinizi kayganlaştırır ve siz ellerinizi yıkarken virüslerin parçalanıp, su ile beraber akıp gitmesini sağlar.

Ellerinizi, sanki az önce acı biber doğramışsınız ve biraz sonra lenslerinizi takacakmışsınız yıkayın.

Sıradaki önemli nokta, çok da hoşlanmayabileceğimiz sosyal mesafe kuralıdır. Bu demek oluyor ki, sarılmak ve el sıkışmak yok. Evde kalma imkanınız varsa, toplumumuzun işleyebilmesi için görev başında olan insanları korumak için evde kalın.

Doktorlardan kasiyerlere, hemşirelerden polislere, Hepsine ihtiyacımız var, ama onların da hastalanmamak için bizim duyarlılığımıza ihtiyaçları var.

Dahası, karantinalar; seyahat yasakları ve sokağa çıkma kısıtlamaları söz konusu olabilir. Tercih edeceğimiz şeyler olmasalar da durumun ciddiyeti bakımından saygı duyup aksi yönde hareket etmememiz önemlidir. Bu tip önlemler tedavi ve aşı üzerine çalışan araştırmacılara ciddi vakit kazandıracaktır. Yani karantina altına alınıyorsanız, nedenini anlamalı ve buna saygı duymalısınız. Bunun pek eğlenceli olmadığını biliyoruz. Ama büyük resme bakacak olursak, aslında çok küçük bir bedel ile büyük bir felaketi atlatabiliriz.

Pandemilerin nasıl sonuçlandıkları, nasıl başladıklarına göre şekillenir. Eğer grafiğe dik bir eğimle yansıyacak şekilde, hızlı yayılarak başlarlarsa kötü şekilde biterler. Eğer yavaş başlarlarsa, kolayca üstesinden gelebileceğimiz şekilde ilerler ve sona erer. Bugünlerde, bu pandeminin sonuçlarının tamamen ellerimizde olduğunu unutmamalıyız. Hem mecazi olarak, hem de kelimenin tam anlamıyla ellerimizde.

Hazırlayan: Ayşe Ege Palaz

Referanslar
1. Centers for Disease Control and Prevention (CDC), ” Public Health Responses to COVID-19 Outbreaks on Cruise Ships” https://www.cdc.gov/mmwr/volumes/69/wr/mm6912e3.htm?s_cid=mm6912e3_w
2. The New England Journal of Medicine, ” Aerosol and Surface Stability of SARS-CoV-2 as Compared with SARS-CoV-1″ https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMc2004973?query=featured_home
3. Kurzgesagt, “The Coronavirus Explained & What You Should Do” https://kurzgesagt.org/ https://www.youtube.com/watch?v=BtN-goy9VOY&t=130s
4. The Guardian, “How long does coronavirus live on different surfaces?” https://www.theguardian.com/us-news/2020/mar/25/how-long-coronavirus-lasts-on-surfaces-packages-groceries/
5. Ourworldindata, “Coronavirus Disease (COVID-19) – Statistics and Research” https://ourworldindata.org/coronavirus
6. World Health Organization, “Coronavirus disease (COVID-19) outbreak” https://www.who.int/westernpacific/emergencies/covid-19
7. American Society for Microbiology, “Severe Acute Respiratory Syndrome (SARS) Coronavirus-Induced Lung Epithelial Cytokines Exacerbate SARS Pathogenesis by Modulating Intrinsic Functions of Monocyte-Derived Macrophages and Dendritic Cells” https://jvi.asm.org/content/83/7/3039

Etiketler
Daha Fazla Göster

Ayşe Ege Palaz

Dokuz Eylül Üniversitesi Mütercim Tercümanlık öğrencisi, Grafik tasarımcı.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı