20.9 C
İstanbul
19 Ağustos 2019
Popüler Bilim

İnsanların Bilimi Reddetmesinin Sebebi Nedir?

Son yıllarda yaşanan en büyük kültürel değişimlerden birisi, yalan-sahte haberlerdeki artış. Bu haberler, arkalarında hiçbir kanıt olmadan (“Dünya düzdür!” gibi) ortaya atılırlar ve kanıtlara dayanan, bilimsel bulguların yanında paylaşılmaya başlanırlar.

Araştırmacılar, bu eğilimi “aydınlanma karşıtı hareket” olarak tanımlamaktalar ve kimi ya da neyi suçlayacakları konusunda büyük bir hayal kırıklığı söz konusu.

Ancak, bir grup psikolog, 2017 yılında yaptıkları çalışmada, insanların bilimsel bulguları reddetmesinin ardındaki bazı önemli etkenleri tespit ettiler. Sonuçlar gösteriyor ki; bunun kişinin ne kadar eğitimli ya da zeki olduğuyla bir bağlantısı yok.

Hatta, bilimsel fikir birliğini (evrim, iklim değişikliği gibi) reddeden kişilerin , geri kalanımız kadar eğitimli ve bilime ilgili oldukları gözlemlendi.

Sorun şu ki, konu gerçeklere geldiğinde, insanlar bilim insanından ziyade avukat gibi davranırlar. Bu da demek oluyor ki, kişiler doğru olduğuna inandıkları fikri destekleyen çalışmaları seçer ve onları çalışırlar.

Yani eğer kişi insanların iklim değişikliğine sebep olmadığını düşünüyorsa, bu fikri çürüten yüzlerce çalışmayı reddedip, insanların etkisi konusunda şüpheleri olan tek bir çalışmaya odaklanırlar.  Bu aynı zamanda bir bilişsel önyargı türü olan onay yanlılığı olarak da bilinir.

Oregon Üniversitesindeki araştırmacılardan Troy Campbell, “İnsanların dini inançları, siyasi inançları ve hatta bir web tarayıcısını seçmede iyi olup olmadıkları gibi basit kişisel inançları içeren her türlü inancı korumak için gerçeklerden uzaklaşacağını gözlemledik” demekte ve eklemekte: “Gerçekler görüşlerini destekleme eğilimindeyken gerçekler insanları daha fazla ilgilendirir. Gerçekler fikirlerine aykırı olduğunda, mutlaka gerçekleri inkar etmiyorlar, ancak gerçeklerin konuyla daha az alakalı olduğunu söylüyorlar“.

Bu sonuç, bir dizi görüşme ile birlikte, konuyla ilgili yayınlanan araştırmanın meta-analizine dayandı.Çalışmalar San Antonio’da,  Kişilik ve Sosyal Psikoloji Derneği yıllık kongresinin bir parçası olan sempozyumda sunuldu.

Çalışmanın amacı, 2017 yılında bilime yaklaşımda nelerin yanlış gittiğini anlamak ve bunu düzeltmek için neler yapılabileceğini bulmaktı.

Çalışma hala sonuçlanmadı. Ancak, sonuçlar gösteriyor ki, sadece kanıtlara ve verilere odaklanmak, kişinin belirli bir konuyla ilgili fikrini değiştirmek için yeterli değildir. Dahası, kendi “iddialarıyla” size karşı saldırıya geçmelerini destekleyen bir unsurdur.

Araştırmacılar, insanların bilimsel fikir birliğini kabul etmekteki isteksizliğini anlamak için konunun temeline inmek gerektiğini düşünüyorlar. Bu sayede yeni fikirler ortaya çıkabileceğini düşünmekteler.

Öyleyse, bilimi reddetme nereden geliyor?  Araştırmacılar, sorunun büyük bir kısmının, insanların bilimsel sonuçları politik ya da sosyal ilişkilerle ilişkilendirmelerinden kaynaklandığını buldu.

Kahan’ın son çalışması gösterdi ki, bilgileri taraflı olarak seçmek yeni bir şey değil. Ancak geçmişte bu kadar ciddi bir sorun değildi. Çünkü  bilimsel sonuçlar genellikle siyasi liderler tarafından onaylanırdı ve halkın çıkarları doğrultusunda geliştirilirdi.

Şimdi ise, bilimsel gerçekler kültürel üstünlük mücadelesinde silah gibi kullanılmakta. Sonuç “kirli bir bilim iletişim ortamı”.

Peki durumu nasıl daha iyi bir hale getirebiliriz?

Hornsey, “İnsanların yüzeysel fikirlerini doğrudan ele almak yerine, mesajı şekillendirip onların motivasyonlarını destekleyici bir hale getirmeliyiz” dedi. “Örneğin  iklim değişikliği konusunda, kişilerle üzerinde anlaşabilecek bir tutum buluyorsunuz ve ardından iklim mesajlarını bunlarla uyumlu hale getirmeye çalışıyorsunuz”.

Araştırmacılar, bulguları hakkında hakemli bir yayın için veri toplamaya devam ediyor, ancak araştırmacılar bu süreçte çalışmalarını daha fazla yayılması ve tartışılması için bilimsel topluluğa sundu.

Hornsey’e göre, “aydınlanma karşıtı hareket”in sonuçları, bu hareketi görmezden gelmek için oldukça ağır.

Hornsey “Aşı karşıtlığı hareketi, yaşamlara mal oluyor” demekte ve eklemekte, “İklim değişimi karşıtı fikiler, bizler için oldukça büyük bir tehdit olan iklim değişikliğine, küresel bir tepki verilmesine engel oluyor” demekte ve eklemekte, “Bizler, önemli konuları anlamanın yolunun, mantık ve kanıtlardan geçtiğini düşünerek büyütüldük. Korku, kazanılmış çıkarlar, gelenek veya inanç değil”.

“Ancak iklim şüpheciliği ve aşılama karşıtı hareketin yükselişi bu aydınlanma değerlerinin saldırı altında olduğunu anlamamızı sağladı.”

Çeviri: Ege Can KARANFİL


Referans

ScienceAlert, “Researchers Say They’ve Figured Out Why People Reject Science, And It’s Not Ignorance”
<https://www.sciencealert.com/researchers-say-they-ve-figured-out-why-people-reject-science-and-it-s-not-ignorance?fbclid=IwAR0bE8B8K75lnEO41wex9_fy7NH1MeI86XxFuprJpmQD093RGp2eqU4nEqs>

ilginizi Çekebilir

Elektromanyetik Dalgalar: Bir Elektromanyetik Dalganın Anatomisi

Emir Haliki

Şirince Tehlike Altında!

Rasyonalist

Bilimsel Düşünce: UFO Gördüm

Ögetay Kayalı

Yorum Bırakın