EvrenPopüler Bilim

Gök Taşı Nedir? Meteor, Meteoroit ve Meteorit Nedir?

Hikayenin Öne Çıkanları
  • Gök Taşı Nedir?
  • Gök Taşları Nasıl Oluşur?
  • Küçük Göktaşlarının Oluşumu
  • Büyük Göktaşlarının Oluşumu
  • Gök Taşlarının Fiziksel Özellikleri

Güneş sistemi nelerden oluşur? Kuşkusuz aklımıza ilk önce Güneş ve sekiz gezegen, sonra da bu gezegenlerin uyduları gelir. Peki ya gezegenlerden ve çoğunlukla onların uydularından da daha küçük olan diğer binlerce gök cismi? Evet asteroitlerden, gök taşlarından ve kuyruklu yıldızlardan bahsediyoruz. Kimi zaman ıssız bir yerde gökyüzünü izlerken görebileceğimiz yıldız kaymalarına konu olan, kimi zamansa haber sitelerinde ilgi uyandırmak için kullanılan gök taşları, asteroitlerle ve kuyruklu yıldızlarla çoğu zaman karıştırılmaktadır.

Gök Taşı Nedir?

Gök taşları hakkında kısa bir araştırma; meteor, meteoroit ve meteorit kavramlarını karşımıza çıkarıyor. Meteoroit ile gök taşı, aynı kavrama karşılık gelmektedir. Meteor ise yüksek hızlarda atmosfere girerek yanan gök taşlarıdır (bu sırada gökyüzünde anlık bir iz bırakırlar). Son olarak meteorit, Dünya’ya çarpmayı başarabilen meteoroitlerdir (yani gök taşlarıdır) [1]. Toparlayacak olursak:

  • Meteoroit ile gök taşı, eş anlamlıdır.
  • Meteorlar, atmosfere girerek hava sürtünmesi sonucu yanarak iz bırakan gök taşlarıdır.
  • Meteorit, yeryüzüne düşen gök taşlarıdır.

Yukarıda meteorları tanımlarken, “atmosfere giren gök cisimleri” ifadesini kullandık. Bunun sebebi, gerçekten de herhangi bir gök cisminin atmosfere girerek bu etkiyi yaratabilecek olmasıdır. Ancak çoğu zaman bu gök cismi bir gök taşıdır. Bunun sebebi gök taşlarının, kuyruklu yıldızlara ve asteroidlere göre oldukça yaygın olmasıdır. Bu sebepledir ki Türkçede hem “göktaşı yağmuru” ifadesiyle hem de “meteor yağmuru” ifadesiyle karşılaşabiliriz.

Gök taşları, asteroitlere göre nispeten daha küçük kaya parçalarıdır. Genel olarak, 100 metreden daha küçük çapa sahiptirler.
Figür 1: Küçük gök taşı oluşumu 1) Kuyruklu yıldız, Güneş’e yaklaştıkça parçalanmaya başlar. 2) Parçalar, kuyruklu yıldızın yörüngesinde hareket etmeye devam eder 3) Kuyruklu yıldızdan kopan parçalar saçılmaya devam eder 4) Kuyruklu yıldızdan kopan parçalar Dünya’ya çarptıkça gök taşı yağmurları oluşur

Gök Taşları Nasıl Oluşur?

Gök taşlarını iki başlıkta inceleyebiliriz: Küçük gök taşları (ya da mikrometeoroitler) ve büyük gök taşları. Oluşumları açısından, bu iki tür gök taşı çoğunlukla birbirinden farklıdır. Oluşumlarındaki söz konusu bu farklılık, yoğunluk karşılaştırılmalarında da görülebilir.

Küçük Gök Taşlarının Oluşumu

Küçük gök taşları bir kuyruklu yıldızın, çoğunlukla Güneş yakınından geçerken parçalanmasıyla oluşur. Kopan bu parçalar, kuyruklu yıldızın yörüngesinde hareketlerine devam ederler. Zaman geçtikçe daha geniş bir alana yayılan bu gök taşı sürüsü, yörüngesindeki hareketi sırasında Dünya ile karşılaşırsa, nefes kesici bir olayın gerçekleşmesine sebep olur: Gök taşı yağmuru!

Söz konusu bu karşılaşma bir yılda en fazla 2 kere gerçekleşebilir. Bu gök taşı yağmurlarıyla ilgili asıl ilginç olay ise yılın aynı döneminde gerçekleşiyor olmalarıdır (yörüngeleri kısa dönemlerde aynı kaldığı için).

Hızları ve geldikleri yön, bize hangi kuyruklu yıldızın kalıntıları olduklarını söyleyebilir. Aşağıdaki tabloda, bazı göktaşı yağmurlarını, kaç gün sürdüklerini ve hangi kuyruklu yıldızdan saçılan parçalardan kaynaklandıklarını görebilirsiniz.

Tablo 1: Meteor Yağmurları (Kaynak: Eric Chaisson & Steve McMillan, Astronomy Today 8th edition, P.359)

Büyük Gök Taşlarının Oluşumu

Boyut olarak daha büyük olan gök taşları ise genellikle kuyruklu yıldız kaynaklı değildir. Bu gök taşları, çoğunlukla asteroit kuşağındaki asteoridlerin birbiriyle çarpışması sonucu oluşur.

Figür 2: Ay kraterleri

Oluşan bu büyük gök taşlarının gözle görülür en büyük etkisi, Ay’ın yüzeyindeki kraterlerdir. Ay’ın atmosferi olmadığı için, bu çarpışmalar sonucunda oluşan kraterler günümüze kadar aşınmadan gelebilmiştir.

Dünya atmosferine girip, artık bir meteor adını alan bu gök taşları, oldukça yüksek hızlara sahiptir (saniyede ortalama 20 km). Bu yüksek hız, meteorların yüzeyinin oldukça yüksek sıcaklıklara ulaşmasına sebep olur ve onlara bir alev topu (fireball) görüntüsü kazandırır. Boyut olarak nispeten büyük olan gök taşlarının bazıları, atmosferin sürtünme kuvvetine rağmen, Dünya yüzeyine ulaşmayı başarır ve oldukça büyük kraterlerin oluşmasına sebep olur.

1938 yılında Tunguska’da Leonid Kulik tarafından gerçekleştirilen araştırma sırasında çekilen fotoğraf. (Image: © Sovfoto/Universal Images Group via Getty Images)

Oluşan kraterlerin boyutu, çarpan gök taşı hakkında bilgi vermektedir. Nispeten yakın zamanda gerçekleşmiş olan ve Sibirya’da bulunan Tunguska’ya düşen gök taşı (ya da meteor), yaklaşık 30 metre genişliğe sahipti ve bölgedeki etkisine bakılacak olursa, yüzeye çarpmadan birkaç kilometre önce patlamıştı. Düşen bu gök taşı, 10 megatonluk nükleer patlama ile eşdeğer bir güce sahipti. Bu olay tam olarak çözülememiş ve alternatif fikirler olsa da en çok kabul gören fikir budur. Çünkü ne yazık ki hiçbir zaman gök taşının kendisi bulunamadı, çarpmaya yakın inflak ettiği ve şok dalgasıyla ağaçları yere yatırdığı düşünülüyor.

Gök Taşlarının Fiziksel Özellikleri

Büyük ve küçük gök taşları, fiziksel ve kimyasal açıdan ciddi farklılıklar gösterirler. Çoğunlukla buz ve kozmik tozdan oluşan küçük gök taşlarının yoğunluğu 500-1000 kg/m³ mertebesindeyken, büyük yapılı olan ve asteroit temelli göktaşlarının yoğunluğu, 5000 kg/m³’e kadar ulaşabilir.

gök taşı
Figür 3: Meteorit (Dünya yüzeyine çarpmış olan gök taşı) örnekleri a) Kaya yapılı meteorit b) Demir (Nikel de içeren) yapılı meteorit

Fiziksel özellikleri bakımından meteoritleri iki alt başlıkta değerlendirebiliriz. Kaya yapılı meteoritlerin yapısı, kaya yapılı gezegenlerle oldukça benzerlik gösterir. Bu meteoritler silisyum bakımından da zengindir. Gök taşının atmosfere girişi sırasında bu silisyum erir ve meteorit koyu renkli bir dış kabuğa (füzyon kabuğu) sahip olur. Demir yapılı meteoritler ise isimlerinden de anlaşılabileceği gibi demir ve nikel barındırırlar. Lakin demir yapılı meteoritlere nispeten daha az rastlanır.

Yoğunlukları ve içerdikleri materyaller üzerine yaptığımız incelemeye ek olarak, yapılan radyoaktif tarihlemeye göre, meteoritler ortalama 4.5 milyar yıl yaşındadır. Bu yaş hiç kuşkusuz, Güneş sisteminin yaşı hakkında bize önemli bilgiler vermektedir.

Dünya’da milyonlarca yıl hüküm süren dinozorların neslini tükettiği var sayılan meteor aslında bir gök taşı değil, bir asteroittir. Çünkü boyut olarak son derece büyük olduğu (10-15 km genişlikte) düşünülmektedir.

Hazırlayan: Ege Can Karanfil
Editör: Ögetay Kayalı

Referanslar
1. Eric Chaisson & Steve McMillan, Astronomy Today 8th edition
2. NASA, “Craters”
<https://spaceplace.nasa.gov/craters/en/>
3. NASA, “Meteors & Meteorites”
<https://solarsystem.nasa.gov/asteroids-comets-and-meteors/meteors-and-meteorites/overview/>
4. NASA, “Perseids”
<https://solarsystem.nasa.gov/asteroids-comets-and-meteors/meteors-and-meteorites/perseids/in-depth/>
5. NASA, “Lyrids”
<https://solarsystem.nasa.gov/asteroids-comets-and-meteors/meteors-and-meteorites/lyrids/in-depth/>
6. UniverseToday, “What Is The Difference Between Asteroids and Meteorites?”
<https://www.universetoday.com/36398/what-is-the-difference-between-asteroids-and-meteorites/>
7. Geology, “Meteorite Types and Classification”
<https://geology.com/meteorites/meteorite-types-and-classification.shtml>

Kapak Görseli
<https://phys.org/news/2015-08-asteroid-belt.html>

Ege Can Karanfil

Rasyonalist editör ve yazar. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Fizik bölümü 4.sınıf öğrencisi. Nükleer fizik üzerine araştırmalar yapmaktadır.
Başa dön tuşu
Bilim dünyasındaki önemli gelişmelerden haberdar olmak için haftalık/aylık bültenimize abone olun.
Devam ederek gizlilik politikasını kabul etmiş olursunuz.