Uçan Daire Bulutu

İnsan beyni çevresinde gördüğü nesneler arasında ilişki kurmaya çalışarak, bu ilişkilerden doğan sonuçları günlük hayatında bildiği, tanıdığı veya hayal ettiği varlıklara benzetme eğilimindedir. Bu duruma “pareidolia” yani “sanrı” adı verilir. Bazen bu benzetmeler ve sanrılar insanlar için o kadar tanıdık olabiliyor ki, bazı insanlar aslında görmedikleri varlıkları veya nesneleri gördüklerine dair güçlü inançlar besleyebiliyorlar. Bu yazımızda da aslında oldukça basit bir açıklaması bulunan, ancak insanların karşılaştığında çoğu zaman uçan daireye benzettikleri bir bulut oluşumundan bahsedeceğiz.

Bulutlar yer seviyesinden gökyüzüne, 14.000 metre yüksekliğe kadar ulaşabilen, su buharları veya buz kristallerinin hava kütlelerinde yoğuşmasıdır. Bulutların oluşumu sıcaklık, basınç, yükseklik gibi pek çok farklı etkene bağlı olduğundan bulutların 10 temel cinsi bulunur. Bu cinsler, kendi içlerinde 5 türe kadar ayrılabilir. Türler ise yine kendi içlerinde bambaşka 7 çeşide kadar ayrılabilir. Bu da yetmezmiş gibi cins, tür ve çeşitlerin birleşiminden oluşan bulutlar “eşlikçi bulutlar” ve “tamamlayıcı özellikler” ile yine birbirlerinden ayrılabilirler. Bu sınıflandırma sistemi bulutların boyları ve görünümleri temel alınarak oluşturulmakla birlikte, bitkiler ve hayvanların sınıflandırılması amacıyla da kullanılır. (bkz. Linnaeus) Bulutların bu denli fazla varyasyonunun bulunmasından dolayı çoğu zaman bulutlara baktığımızda onlarca farklı hayali şekil oluşturabiliriz. Örneğin kim, gökyüzündeki bir kümülüs bulutunu kediye, köpeğe ya da hatta bir dinozora benzetmemiştir ki?

Başka bir bulutu parçalamaya çalışan bir "dinozor bulut".
Başka bir bulutu parçalamaya çalışan bir "dinozor bulut".

Bunun sebebi az öncede belirttiğimiz üzere bulutların pek çok farklı varyasyonunun bulunması ve bulutların gökyüzünde sürekli bir hareket ve değişim içinde bulunmalarıdır. Ancak belirli bir bulut cinsi var ki hem oldukça nadir görülmesinden, hem de pek çok bulut cinsi arasında en güzellerinden biri olmasından ötürü insanların ilgisini fazlasıyla çekiyor. Nitekim pek çok insan onu gördüğünde öyle şaşırıyor ki bulutun uzaylılar tarafından şekillendirilmiş bir oluşum olduğunu iddia edebiliyorlar. Bu bulut türü, altokümülüs lenticularis olarak biliniyor. Burada “altokümülüs” bulutun cinsini, “lenticularis” ise türünü ifade ediyor. Altokümülüs lenticularis bulutları gökyüzünde 2.200 ila 5.500 metre yükseklikte bulunuyorlar. Bu tür bulutlar dünyanın her yerinde görülebilmekle birlikte, Güneş’e ters yöndeki yüzleri karanlık ve gri görünüyor. Yani altokümülüs lenticularis bulutlarının içerdiği su damlacıkları veya buz kristalleri oldukça yoğun bir halde, badem veya mercek biçiminde bulunuyorlar. İnsanları şaşırtan da zaten Güneş ve bulut yoğunluğu etkenlerinin oluşturmuş olduğu renk farkı.

Antalya göğünde bir altokümülüs lenticularis.
Antalya göğünde bir altokümülüs lenticularis.

Peki nasıl oluyor da bir uçan daireyi andıran bu özel şekil oluşabiliyor? Sebep; dağ veya tepeler. Altokümülüs lenticularis bulutları orografik bulutlardır, yani lenticularisler su buharının bir dağ ya da tepenin üzerinden geçerken yukarı doğru itilmesi sonucu oluşurlar. Ancak unutulmaması gereken bir nokta daha var; bazen ortada dağ veya tepe yokken bile altokümülüs lenticularis benzeri bir bulut görebilirsiniz. Örneğin eşlikçi bulut sınıflandırmasında bulunan pileus bulutları, altokümülüs lenticularislara çok benzerler. Fakat pileuslar lenticularislerden farklı olarak bir dağın ya da tepenin değil, bir bulutun tepesinde oluşurlar. Yani pileus, üzerinde durduğu bulutunun bir nevi “şapkası”dır diyebiliriz.

Bulutların şapka olarak kullandığı eşlikçi bulut pileus. (Telif: Jen Scheer)
Bulutlar eşlikçi bulut pileusu şapka olarak mı kullanıyor? (Telif: Jen Scheer)

Bulutların oluşumu yazının başlarında da söylediğimiz üzere basınca veya gökyüzünde havanın hareket edebileceği alanlara göre değişebiliyor. Yani altokümülüs lenticularis şeklinde bir bulutun oluşabilmesi için uygun bir hava hareketi varsa ve bulut oluşuma sebep olan diğer etkenler de merceksi oluşumu destekliyorsa gökyüzünde kocaman, uçan daireye benzeyen bir yapı görebilirsiniz.

Altokümülüs lenticularis nadirliği ve etkileyiciliğiyle birlikte Şubat 2016’da Antalya’da ortaya çıktığında medyada da kendine yer bulmuştu. Öyle ki bazı insanlar altokümülüs lenticularisi “Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un’un atom bombası denemesi”ne ve “bir uçan dairenin havada bıraktığı ize” bile benzetmişti. Ancak neyse ki bu yazıyı okuyan okurlarımız bundan sonra böyle bir bulut gördüklerinde, bulutun bir uçan daire olmadığını, altokümülüs cinsi içerisinde sınıflandırılmış lenticularis (merceksi) türünde bir bulut olduğunu söyleyebilecekler. Elbette altokümülüs lenticularis hoş bir bulut oluşumu olsa da onlarca bulut varyasyonundan yalnızca biri olduğu için okurlarımızın diğer bulut oluşumlarını da tanımasında fayda var. Çünkü hiç şüphesiz bulutları gözlemlemek ve onları tanımaya çalışmak, bulutlar hakkında bilgi sahibi olmanın dışında aynı zamanda insana hoş bir dinginlik hissi sağlıyor.

Kemal Cihat Toprakçı


Referanslar

  1. Pretor-Pinney, Gavin, Bulut Gözlemcisinin Rehberi, Tübitak Popüler Bilim Kitapları

Kemal Cihat Toprakçı

Akdeniz Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans öğrencisidir. Karaman doğumlu olup, bilime ve özellikle astronomiye küçük yaşlardan beri ilgi duyan yazar bugüne kadar Türkiye'nin pek çok bilim - astronomi platformunda yönetici, yazar veya editör olarak görev almış, bu platformlarda popüler bilim yazıları yayınlamıştır.

Kemal Cihat Toprakçı 12 makale yazdıKemal Cihat Toprakçı tarafından yazılan tüm makaleleri gör