Travmalar Beyni Yeniden Şekillendiriyor!

Bu yüzden travmatik tecrübelerin unutulması çok güç.

Bilişsel davranışçı tedavi, travmatik anılarıyla baş etmeye çalışan birçok insan için anksiyetesiz bir hayat vadeden en iyi yol olsa da maalesef nüksetmeler hala yaygın.

Nörobilimciler, korkutucu tecrübelerimizi düşündüğümüzde beynimizde neler olduğunu daha iyi anladı ve bu travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi durumların daha iyi tedavilerine ışık tutabilir.

Buluş, “unutma” korkusunun ardındaki nörolojiyi araştıran uluslararası bir grup araştırmacı tarafından yapıldı.

Avustralya’daki Queensland Beyin Enstitü’sünden Roger Marek: “Bilişsel davranışçı tedaviye yaygın yaklaşım TSSB gibi travmaya bağlı bozukluk hastalarını,  ekstinksiyon öğrenme diye bilinen deneysel paradigma üzerine kurulu maruz bırakma tedavisiyle iyileştirmektir.

Beyni kötü anıları silmesi için eğitmek, onları beyinden tam anlamıyla silmekten ziyade onlarla çatışıyor. Çoğu zaman hayata devam etmek için bu yeterli ama stresli nüksetmeler hala sık sık beliriyor.

Bu indirgenmiş yok olma anılarını yönetmek için, beynin; orta prefrontal korteksinin yani yönetimsel fonksiyonlarından sorumlu bölümünün gerektiği çoktan saptandı.

Terapi,  korku dolu anıları uzaklara itmek için, infralimbik korteks denen prefrontal korteksteki bölgeye yardım ediyor ve onun, travmaya belli şartlı tepkiler vermesi için, beynin “korku merkezi” olan amigdala bağlanmasına sebep oluyor. En azından doğru koşullar altında.

Bazı nedenlerden dolayı olayın yaşandığı yer her şeydir.  Yani, bu şartlı tepkiler hala farklı şartlar artında kendiliğinden ortaya çıkabilir.

Marek: “ Yok edilen anıların çevreye bağlı olduğunu biliyoruz.”

“Mesela, maruz bırakma terapisi gören insanlarda,anıyı yok etme öğrenimi klinik ortamda gerçekleştiriliyor ve bunun, klinik dışarısında korkunun nüksetmesine ortam hazırladığı bulundu.”

Beynin hipokampus bölgesinde yarası olan insanlar üzerinde yapılan eski bir çalışma, beynin amigdala bölümünün korku dolu anılar için ortam yaratıyor olabileceğini öne sürdü. Bu da araştırmacılar için iyi bir başlangıç hazırlıyor.

Ekip öğrenilmiş ve bilinmeyen korkulara verilen tepkileri test etmek için hazırladığı deneylerde fareleri ve sıçanları kullandı. Böylece hipokampus gibi bölgelerde yeni yolların oluşumunu inceleyerek nöral değişiklikleri değerlendirebileceklerdi.

Öğrendikleri, önceki beklentilerle çelişti.

Nüksetmeleri açıklayan modeller, genellikle şartlı tepkilerde bir kısıtlayıcı kontrol eksikliği olduğunu tahmin etmişti. Diğer bir deyişle, terapi bazı belli şartlar altında işe yaramıyor çünkü o yollar bazı sebeplerden çalışmayı durduruyor.

Aslında, bastırılmış korkular gün yüzüne çıkıyordu çünkü beyin hipokampusu imfralimpik kortekse bağlayan yeni bir köprü nöronu yetiştiriyordu.

Olay eski köprülerin zayıflaması değil, beynin yenileri kurmasıydı.

Araştırmcılar raporlarında: “Birlikte ele alındığında, sonuçlarımız önceden bilinmeyen hipokamal- prefrontal çevrimin anı kurtarmanın ortama odaklı düzenlemesini su yüzüne çıkarıyor” diye belirtti.

Amigdalanın travmatik tecrübelere tepki olarak büyümesi gibi, beynin bölgeleri düşünüldüğünde, oluşan yeni yolların karışık bir şekilde tekrar şekillenmesi çok da şaşırtıcı değil.

Şimdilik çalışma terapistlerden çok nörobilimcilere hitap ediyor, ama zamanla spesifik sinir türleri veya yolları hedef alan tedavileri mümkün kılabilir. Böylelikle, travmatik anımsamaları ve şartlı tepkileri sonsuza dek bitirmemize yardımcı olabilir.

Çalışma Nature Neuroscience dergisinde yayımlandı.

Çeviri: Berna Deniz


Referanslar

1. ScienceAlert, "Scientists Have Discovered How Traumatic Experiences Actually Rewire The Brain"
<https://www.sciencealert.com/hippocampus-inhibition-pathways-prefrontal-cortex-post-traumatic-stress-disorder-relapses>