Küresel Isınmayı Yalanlayan Araştırmalar Hatalarla Dolu

Bu sıralar dünya gündemi Trump’ın küresel ısınma hakkında attığı twitler ve ABD’nin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesiyle çalkalanırken, küresel ısınma hakkında yapılan tüm akademik çalışmaların yalnızca yüzde 3’ünü oluşturan ve Trump başta olmak üzere belli çevrelerin sık sık dillendirdiği o araştırmalara göz atalım istedik.

Yeni bir araştırma söz konusu çalışmalarda işine gelen verileri seçip alma (cherry picking), eğri uydurma ve bilindik fizik kurallarına itibar etmeme gibi ciddi akademik hataların olduğunu ortaya koydu.

Şimdiye kadar bilinen ve iklim bilimcilerin yayınladığı tüm akademik makalelerin yüzde 97’lik kısmı "küresel ısınma büyük olasılıkla insan aktiviteleri yüzünden geçmiş yüzyıldan beri yükseliş eğilimi göstermektir" önermesinde hemfikirdi. Peki, ya kendi bilimsel araştırmalarını baz alarak bu sonucu reddeden o kalan yüzde 3’lük kesim? Sözü edilen araştırmalar nasıl bu kadar farklı sonuçlar ortaya koyabiliyor? Analizleri iklim konusundaki fikir birliğini yanlışlıyor mu?

Bu sorulara cevap verebilmek için çeşitli uluslardan bir grup bilim insanı bir “aykırı makale” seçkisinin verilerini simüle etmeye giriştiler. Theoretical and Applied Climatology dergisinde de yayınlanan çalışma, bu aykırı makalelerde yanlış ikilem, uygun olmayan istatistik metotlar ve yanlış anlaşılmış veya yetersiz fizik bilgisi hataları bulunduğunu rapor etmekle birlikte istenen sonuca uygun olan kanıtları seçip alarak diğerlerini görmezden gelme gibi yaygın birçok metodolojik hatanın yapıldığını göz önüne serdi.

climate-change-2254711_960_720

Çalışmayı yapan gruptan Dana Nuccitelli “Birçok aykırı makaleye önemli bağlamsal bilginin dahil edilmediği veya sonuca uygun olmayan kilit niteliğindeki verilerin makalede yok sayıldığını ortaya çıkardık.” şeklinde konuştu.

Örneğin 2011’de yayınlanan Humlum et. al. (Permafrost and climate in Europe: Monitoring and modelling thermal, geomorphological and geotechnical responses) isimli makaleyi incelediğimizde, Ay’ın ve Güneş’in döngüsü bir şekilde Dünya’nın iklimini değiştirebilir şeklindeki “muğlak fikri” desteklemek için “aykırı araştırmacılar” 6 bin yıllık veriyi ıskartaya çıkardılar. Zira iklim modelleri o dönemdeki sıcaklık değişimlerini yeniden üretemiyordu. Nuccitelli ayrıca “Aykırı araştırmacılar kendi iklim modellerinin gelecekteki iklim değişikliklerini tahmin etmede kullanılabileceğini öne sürdüler, ancak bu model geçmişteki iklimi doğru bir şekilde yeniden üretemiyorsa, bir model tahminine güvenmenin anlamı yoktur.” dedi.

Sıcaklık verilerini en uygun şekilde bir eğriye uyarlama anlamına gelen eğri uydurmayı bu aykırı makalelerde de görmek mümkün. Nuccitelli, The Guardian’da “İyi bir modelleme, bilinen fizik kurallarını yansıtacağı için parametrelerin olası değerlerinin kullanılmasını gerektirecektir, fakat kötü bir eğri uydurma kendini fizik kurallarıyla sınırlandırmaz. Örneğin biz, sıklıkla küresel ısınmanın sebebi olarak Jüpiter ve Satürn’ün yörünge döngüsünü savunan Nicola Scafetta ve Craig Loehle’nin çalışmasını ele aldık. “ şeklinde ifade etti.

Bir diğer eleştiri de küresel ısınmanın insan kaynaklı değil, temel fizik kanunlarının sonucu olduğunu iddia eden çalışmalardaki “bariz bir şekilde fizik bilgisi eksikliği”.

Öte yandan araştırmacılar, şimdiye kadar yalnızca 38 makale incelediklerini ve tüm aykırı makalelerde bu hataların var olduğunu söylemeyeceklerini ve bir denetleme kuruluna sahip olmadıklarının altını çizdiler. Nuccitelli’nin ayrıca yüzde 97’lik kesimdeki makalelere de aynı yöntem uygulandığında, onlarda da metodolojik hataların çıkacağından şüphesi yok. Elbette 38 aykırı makalenin içinde olmasalar da, onlar da kendi hatalarını yapıyorlar. Nuccitelli “Ancak bu tarz kusurlar, bizim incelediğimiz aykırı makaleler içerisinde 'istisna' değil, standartlaşmış (norm) hatalar. “ dedi.

pollution-2049211_960_720

Norveç Meteoroloji Enstitüsünden Rasmus Benestad, analiz edilen makalelerin aykırı makaleler arasından rastgele seçilmediğini, yani şimdiye kadar incelenenlerin bir istatistik çalışma olmayıp kopyalama yöntemine dayanarak bu makalelerin ne kadar geçerli olduğuna dair bir analiz olduğunu vurguladı.

“Biz, makaleleri rastgele seçmediğimizi ve doğal olarak çalışmamızın istatistiksel bir çalışma olmadığı konusunda en başından beridir dürüst olduk. Eğer biz bunu istatistiksel bir çalışma olarak sunarsak, rastgele örnekleme yönteminin koşulları ihlal edildiği için çalışmanın kendisi de son derece kusurlu olurdu. Bunun yerine biz, neden farklı sonuçlara ulaştıklarını ortaya çıkarmak için özellikle hedeflenen belirli bir seçkide karar kıldık ve bunu yapmanın en kolay yoluysa en göze çarpan aykırı makaleleri seçmekti.”

Nuccitelli “Konu aykırı makalelere geldiğinde, ele alınan makalelerdeki sonuçlar aykırı makaleler arasında bayrağı en önde taşıyanlardı.” Yüzde 97’lik kesimdeki makalelerin hepsi aynı sonuca ulaşırken, aykırı makalelerse alakasız ve hatta birbirleriyle çelişiyorlar.

Bunun gibi bir analiz çalışmasının yapılması muhteşem bir şey olmasına karşın, biz uygun denetim kuruluyla aykırı makalelerinin tekrar ele alınmasını, %97’lik kesimdeki çalışmaların da detaylı incelenmesini ve daha da ötesi rastgele örnekleme yöntemiyle aykırı makalelerin incelenerek bu hataların ne kadar yaygın olduğunu görmeyi umut ediyoruz.

Çeviri: Emre İnanır


Referanslar:

  1. Science Alert, The 3% of Studies That Reject Global Warming Are Filled With Errors <https://www.sciencealert.com/errors-common-in-the-3-of-climate-studies-that-reject-the-global-warming-consensus-study-finds>
    Kapak Görseli: Calin Tatu/Shutterstock.com

Emre İnanır

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce-Almanca-Türkçe Mütercim Tercümanlık öğrencisi ve boş zamanlarını genelde evde çeviri yaparak değerlendiren nevi şahsına münhasır biri.

Emre İnanır 3 makale yazdıEmre İnanır tarafından yazılan tüm makaleleri gör