Gen Düzenleme Teknolojisi Kanserin Komuta Merkezini Hedef Almayı Başardı!

Son zamanlarda, genetik biliminde genom düzenlemeyi oldukça kolaylaştıracak bir teknik, adından oldukça söz ettiriyor: CRISPR (Clustered regularly interspaced short palindromic repeats). Yani, "Düzenli aralıklarla bölünmüş palindromik tekrar kümeleri".  Ama biz kısaltarak devam edelim en iyisi.

CRISPR gen düzenleme tekniği, doktorların en inatçı hastalıkları tedavi etmesine yardımcı olması için potansiyelini çoktan göstermeye başladı. Bilim insanları bunu, kanserli tümörlerin komuta merkezini hedef almak için kullanıp, kanserli hücrelerin büyümelerini durdurarak farelerde hayatta kalma oranlarını artırmayı başardı.

Bu yeni çalışmada, CRISPR direkt olarak anormal proteinlerin oluşmasına sebep olan, iki gen birleşerek hibrit oluşturduklarında oluşan füzyon genleri hedef aldı. Oluşturdukları anormal proteinler, genellikle kansere yol açar veya kanserli hücrenin büyümesine yardımcı olur.

Bu füzyon genleri aynı zamanda, Pittsburgh Üniversitesinden araştırmacılar tarafından izi sürülüp değiştirilebilmiş benzersiz bir DNA parmak izine sahipler. Özel olarak tasarlanmış virüsler füzyon genlerini, kanser öldürücü olanlarla değiştirmekte kullanıldı.

Araştırma lideri Jian-Hua Luo, "Gen düzenleme ilk kez özel olarak kanser füzyon genlerini hedef almak için kullanılıyor. Gerçekten heyecan verici çünkü kanser tedavisinde yeni bir yaklaşım olabilecek tekniğin temelini oluşturuyor." diyor.

CRISPR, bilim insanlarına sorunları düzeltmek veya iyileştirmek için DNA'yı hücrelerde etkili bir şekilde kesip yapıştırma imkanı sunuyor. Zaten CRISPR bazı kanser türleri ile mücadelede bağışıklık hücrelerini arttırmak için çoktan kullanıldı bile. Bu durumda, araştırmacılar hastalığın üstesinden gelmek için yeni bir yol göstererek, bu büyümenin nedenlerinden birine odaklandı. Daha önce aynı ekip tarafından prostat, karaciğer, akciğerler ve yumurtalıklarda belirli saldırgan kanser türlerinde bulunduğu tespit edilen ve MAN2A1-FER olarak adlandırılan bir füzyon geni hedeflendi.

"Diğer kanser tedavileri türleri piyade askerlerini hedef alıyor, bizim yaklaşımımız ise komuta merkezini hedeflemekte, bu nedenle düşman askerlerinin savaş alanında yeniden dönmesi için bir şansı yok" diye açıklıyor Luo.CRISPR kucuk

Bir kere değiştirilmiş, CRISPR ile düzenlenen kanser öldürücü genler, insan prostat ve karaciğer kanseri hücrelerini taşıyan farelere enjekte edildi. Tümör boyutu %30'a kadar küçüldü, ikincil büyüme kaydedilmedi ve tüm fareler sekiz haftalık testin sonuna kadar hayatta kaldı. Buna karşılık, tedavi almayan kontrol grubundaki farelerde, kanser tümörleri boyutunda 40 kat artış gözlemlendi, metastaz veya kanser yayılımı arttı ve tüm hayvanlar çalışma bitmeden öldü. Daha da iyisi, füzyon genleri yalnızca kanserli hücrelerde ortaya çıktığı için sağlıklı hücreler bu durumdan etkilenmez. Bu yeni teknik, vücudun sağlıklı kısımlarında çok sayıda istenmeyen yan etki yapan kemoterapiye kıyasla büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Füzyon genleriyle mücadele etmek kanseri tamamen öldürmedi, ancak geliştirilen işlem geleceğe dair umut vaat ediyor. Bunun farelerde olduğu gibi insanlarda da işe yarayıp yaramayacağını görmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmakta. Ancak bunlar farelere insandan taşınmış kanser hücreleri olduğu için, yapılan çalışma şimdiye kadar yapılan sıradan bir fare çalışmasından çok daha umut verici.

Araştırmacılar Nature'da "Burada açıklanan genom yaklaşımı, prensipte füzyon genleri taşıyan insan kanserlerinin çoğuna uygulanabilir" diye yazdı.

Bu araştırma, Nature Biotechnology'de yayınlandı.

Çeviri: Berfin Dağ


Referanslar:

  1. ScienceAlert.com "Gene-Editing Technology Has Successfully Targeted Cancer's 'Command Centre'"

<http://www.sciencealert.com/scientists-are-using-gene-editing-to-target-cancer-s-command-centre>

Görsel:

  1.  Stuart Caie, Flickr.com
  2. https://commons.wikimedia.org